+A A -A

ABD: “Biz terörle değil, İslami başkaldırı ile Türkiye ile savaşıyoruz”

-A A +A

Hasan Erden
herden@hotmail.com

Bugün Türkiye’ye karşı yapılan gizli savaşın bilinmeyen yanları!

 “Dünya coğrafyasının son derece önemli ve hassas bir bölgesinde yer alan Türkiye’yi kendi başına terk edilen ve nereye gideceği belli olmayan bir ülke konumuna itemeyiz. Böyle bir şeyin ne denli tehlikeli olduğunu söylemek bile gerekmiyor.”

“Ne yapacağı belli olmadığı
için Türkiye’yi yalnız
bırakmıyoruz!”

Atalarımızın dediği gibi, daima “Eğri otursak da doğru düşünmek ve doğru konuşmak” gerekir.

Türkiye’nin bölgemizde yaptığı son başarılı askeri girişimlerinden dolayı asla havalara girip gururlanmamak, yanlış ve ters değerlendirmelerde bulunmamak gerekir.

Savaşın bu sürecinde kafaya takılan sorular şunlardır: Türkiye’nin askeri harekatına karşı ABD neden ve niçin ciddi bir tepki göstermiyor? ABD güçleri gerçekten Türkiye’den korktukları için mi bölgeden çekiliyorlar?

Neler oluyor? İslam’a ve Türkiye’ye karşı Haçlı savaşının asıl gücü olan Amerika pes etmişçesine bölgeyi neden terk ediyor?

Düşman gerçekten mi geri çekiliyor, gerçekten mi pes ediyor? Yoksa asıl taktiğine, yani gerçek savaşına mı yollarını açıyor? Savaşı PKK’ya ve onun gibi kendi kontrolündeki ve kumandasındaki çetelere mi bırakıyor?

ABD neden böyle davranıyor? Önceden planladığı gibi, Türkiye’de ve tüm İslam ülkelerinde iç savaşları başlatmak mı istiyor?

2000 yılında başlamış bulunan son Cihan Harbinde hedeflenen İslam ülkelerinin parçalanması ve bölünmesi için, söz konusu ülkelerdeki karışıklıkların iç savaşlara dönüştürülmesi mi amaçlanıyor?

TÜRKİYE’DE YÖNETİMİN HABERİ OLMADAN 2. SADDAM TUZAĞI MI KURULMAK İSTENİYOR?

Acaba İslam’a karşı yıllarca önce başlatılmış bulunan bu Haçlı Dünya savaşında, düşman bizim ülkemizi bir yerlere mi çekmek istiyor?  

Kısacası Türkiye’mizde,  ABD’nin bölgeye yerleşmesini sağlayan Saddam Hüseyin tuzağı mı kurulmak isteniyor? Dilimiz varmıyor ama Türkiye’ye,  Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan’ın kendisi bile fark etmeden, ikinci bir Saddam Hüseyin tuzağı mı kurulmak isteniyor?

Bilindiği ve hatırlandığı gibi, Eski Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin’e önce bütün yollar açılmış ve söz konusu ülke ABD’nin istediği noktaya getirildikten ve kullanıldıktan sonra Irak Lideri idam edilmişti.

ABD ÜSLERİNDE ÖZEL YETİŞTİRİLMİŞ
CIA AJANLARI ANADOLUDA GÖREVDE!

Türkiye’ye iltica eden dost İslam ülkeleri mensupları içerisinde acaba ABD’li CIA ve Pentagon ajanları yok mudur?

Bizden gözükenler yok mudur?

Özellikle ülkemizde bulunan ABD askeri üslerinde bulunan Amerikan askerlerinin soğuk savaşın bir gereği olarak Anadolu’da bölgesel şivelerde Türkçe konuşarak ve kendilerini kamufle ederek serbestçe dolaşmaları [1] bu soruları sormamıza yolları açıyor.

Nitekim bu konuda unutulmaması lazım gelen bazı belgeler ve bulgular var.

BUGÜN ÇOK YABANCI AJAN YAKALANDI
YAKALANMAYAN DAHA PEK ÇOK VAR

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan sömürgeci ülkelerin ülkemizde ve bölgemizde yakalanan yabancı savaşçılar konusunda şöyle dedi:

"Suriye'ye geçen yabancı savaşçılar konusunda, biz çok büyük sayıda yabancı savaşçıyı yakalayarak geldikleri ülkelere gönderdik veya ülkemizde tutukladık. Gelecek dönemde de bu kararlılığımız, aynı şekilde devam edecektir. Dikkatinizi çekerim, yüzlerce yabancı savaşçıdan değil, binlercesini yakaladığımızdan bahsediyoruz. Biz bunları kesinlikle affetmedik ve ilgili ülkelerin istihbarat servisleriyle iletişime geçtikten sonra geri gönderdik. Yaklaşık 5 bin 600 yabancı savaşçıyı yakalayarak sınır dışı ettik. Bunun yanında 54 binine de Türkiye'ye giriş yasağı koyduk." [2]

DÜŞMANIN TOPLUMA
SIZMA YÖNTEMLERİ

 Bissel raporunda yer alan aşamalar, Türkiye'de yıllardır adım adım uygulanmıştır. Toplumlara çeşitli yollarla sızılmaktadır. 'Sızma tekniği' , Oltadaki Balık Türkiye (M. Emin Değer) adlı kitapta şöyle özetlenir:

'Tıp  dilinde 'infiltrasyon/Sızma', bir mikrobun ya da kanser hücresinin,  vücudun en yaşamsal bölgesinin tüm hücrelerine girmesini, mikrobun bünyenin her tarafına  yayılmasını gösterir.. İşte Amerika'nın uyguladığı yöntem de budur!'

Amerikalı sosyologlar bu yöntemi 'Görünmez faktör' olarak tanımlarlar. Görünmez faktör, 'kontrol mekanizmalarının toplamı'dır ve 'Görünmezlik, zihinlerin sömürgeleştirilmesi yoluyla başarılmaktadır.' Bu yolda en etkili araç 'eğitimin ele geçirilmesi'dir.

Amerikalı uzman Max Von Thornburg, 1947 Ekim ayında The Fortune dergisindeki 'Türkiye'ye niçin yardım etmeli?' baslıklı raporunda 'İdeolojik taarruzun Amerikan Ulusal Güvenlik Stratejisi için, atom bombası kadar önemli olduğunun' altını çizmiştir.

    'Yalnız sermayemizi değil, hizmetlerimizi, geleneklerimizi, kültürümüzü  ve ideallerimizi de Türkiye'ye konuşlandıracağız!' demiştir.[3]

“NE YAPACAĞI BELLİ OLMADIĞI İÇİN
TÜRKİYE’Yİ YALNIZ BIRAKMIYORUZ”

BBC’nin Dış Haberler Editörü John Simspon’un Türkiye ile ilgili şu değerlendirmesini yayınlamış:

“Türkiye’yi belki her zaman sevmeyebiliriz. Ama dünya coğrafyasının son derece önemli ve hassas bir bölgesinde yer alan Türkiye’yi kendi başına terk edilen ve nereye gideceği belli olmayan bir ülke konumuna itemeyiz. Böyle bir şeyin ne denli tehlikeli olduğunu söylemek bile gerekmiyor.” [4]

“TÜRKİYE’Yİ ELE GEÇİREN
HER TARAFI ELE GEÇİRİR”

Rahmetlik Aytunç Altındal, kendisiyle yapılan bir röportajda böyle konuşmuştur:

Türkiye sıçrama tahtasi. Dünya Kiliseler Birliği`nin aldığı bir karar var. Lambed Konferansı Kararları. Ben bu kararların ayrıntılarını `Vatikan ve Tapınak Şövalyeleri`nde yazdım. Türkiye’yi ele geçiren her tarafı ele geçirir. Hıristiyanlar Bizans`a, Doğu Roma Imparatorluğu`na nasıl hakim oldular diye baktığımızda aynı bugün uygulanan taktiği görüyoruz. Hıristiyanlığı resmi devlet dini olarak kabul ettirene kadar sürekli mağduru oynamışlardır. [5]

DÜŞMANIN SIZMA BİRLİKLERİ
ŞİMDİ TÜRKİYE’DE VE TÜM BÖLGEDE

İsrail ordusunun Filistin'deki komutanlarından Albay Erez Wiener bundan birkaç gün önce Savunma haberleri veren bir Amerikan dergisine geçen sene Batı Şeriada 2200 Filistinliyi tutukladıklarını ve bunlardan 1500 adedinin İsrail ordusuna ait "Özel Sızma Birimleri" sayesinde yapıldığını söyledi.

Bu birimlerin aldıkları özel eğitim gereği Filistinli Arapların arasına rahatlıkla sızabildikleri ve onların Arap olmadığının anlaşılmasının çok zor olduğunu belirten Albay Wiener bu ekiplerin yaptıkları istihbarat çalışmaları sayesinde pek çok Filistinli direnişçiyi elleriyle koymuş gibi bulabildiklerini de ekledi. Kendi komutasındaki bu birlikler hakkında övgü dolu sözlerde bulunan Albay Wiener Sızma Birimlerinin etkinlik ve sayısının yakın zamanda daha da artacağını söylemiş. [6]

“BİZ TERÖRLE DEĞİL DÜNYA ÇAPINDA
İSLAMİ BAŞKALDIRI İLE SAVAŞIYORUZ" 

ABD-İngiliz basınında uzun süre tartışılan,  "Imperial Hubris: Why the West Is Losing the War on Terrorism" (Emperyal Kibir: Batı Terörizmle Savaşı Neden Kaybediyor) adlı kitabı kaleme alan, 22 yıl CIA'de çalışan ve Usame Bin Ladin operasyonlarının başında bulunan, ancak gerçek adı gizlenen, ABD basınının adını "Mike" koyduğu yazar şöyle demiştir:

"Amerikan liderleri şu apaçık gerçeği kabul etmeyi reddediyor: Biz, terörle ya da suçla değil, dünya çapında İslami başkaldırı ile savaşıyoruz"  [7]

ABD; BATI’NIN ÖNÜNDEKİ
ASIL ENGEL İSLAM’DIR!

Medeniyetler çatışması tezini ortaya atan ve ABD stratejilerinin otoritelerinden Yahudi Samuel Huntington’un itirafı daha açık ve nettir. “Voice of America” (Amerika’nın Sesi)ne yaptığı açıklamada şöyle demiştir:

“Batı medeniyetinin önündeki en büyük tehdit; İslam fundamentalizmi değildir. Bizatihi İslam’dır. İslam’ı doğrudan düşman ilan etmek Müslümanları asırlık uykusundan uyandırır. İslam fundamentalizmi ve İslami terör maskesi altında saf dışı ve imha edilmek istenen İslamiyet’tir.” [8]

Çok iyi biliyoruz ki, ABD ve ortakları İslam’la savaşırken, başta İslam’ın ana gücü ve lideri olan Türkiye ile savaşıyorlar.

BUGÜN İSLAM’A VE TÜRKİYE’YE KARŞI
OLAN SAVAŞI DOĞRU OKUMALIYIZ!

İslam’a ve Türkiye’ye karşı savaş, düşman oyunlarıyla özellikle anlaşılamaz ve izah edilemez bir hale getiriliyor. Onun için bu zaman, Türkiye’nin çok uyanık olma zamanıdır!

Bu şu demektir: Savaş yıllar öncesinden planlandığı şekilde, özellikle içinden çıkılamaz ve izah edilemez, karışık bir hale getiriliyor, dönüştürülüyor. Yani karşımızdaki düşman, düşmanlık oyunlarını Peygamberimiz zamanındaki İslam düşmanı münafıkların yaptıkları gibi, fitne ve fesat üzerine kuruyor.

Anlaşıldığı kadarıyla maskeli savaşlar dönemi başlıyor. Yani bundan sonra Müslümandan daha Müslüman, Türkiyeliden daha çok Türkiyeli bir düşmanla yüz yüze ve karşı karşıya geleceğiz, demektir…

İslam’ın ve Kur’an’ın asırlarca öncesinden defalarca uyardığı gibi,  bugünkü İslam’a ve Türkiye’ye karşı dünya savaşında, düşmanın tarihte örneklerini pek çok kez gördüğümüz ve karşılaştığımız namert ve kahpe yöntemleri ile karşı karşıya kalacağız, demektir.

SONUÇ

Bir Batılının şu sözünü hiç unutmamalıyız: “Ne yapacağı belli olmadığı için Türkiye’yi yalnız bırakmıyoruz!”  [9]

Buna göre, Türkiye’ye ve tüm İslam dünyasına karşı devam eden son Haçlı savaşında ülkemiz düşman tarafından devamlı takibat altında tutulacak, bazen yakından, bazen de uzaktan devamlı kontrol edilecek, demektir. Bunun için Türkiye’yi yönetenler düşmanın bu kontrolüne ve takibatına karşılık her an uyanık, devamlı dikkatli ve tedbirli olmalıdırlar.

ABD derin devletinin en önemli isimlerinden olan Eski Amerikan Dışişleri Bakanı Henry Kissinger “Bu savaş, Müslümanlarla Hıristiyanların değil, Müslümanlarla Müslümanların savaşı olacaktır.” [10], "Bizim politikamız Müslümanların birbirini öldürmelerini sağlamaktır."  [11] dememiş miydi?

Sevgiler, saygılar…

 



[1] Arslan Bulut, 04.10.2011, http://www.aktifhaber.com/read_news.php?nID=98862, 24.01.2007.

[4] Yeni Şafak Gazetesi, 17.12.1997, 14.12.1997 tarihli The Sunday Telegraph Gazetesi,

[5] Selcan TAŞÇI, Ortadoğu, 2005-10-17

[7] İbrahim Karagül, Yeni Şafak Gazetesi, 6 Temmuz 2004

[8] Impact International Aralık 2002 sayısında, Elizabeth Liaglin’in makalesi, A.K.: M. Necati Özfatura, Dış Politika, Medeniyetler Çatışması başlıklı makalesi

[9] Yeni Şafak Gazetesi, 17.12.1997, 14.12.1997 tarihli The Sunday Telegraph Gazetesi,

[11] Zaman Gazetesi, 29 Ekim 2006.

 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 05.02.2018 - 16:27 -1,486-
Bu sayfayı paylaşın :