ABD Savunucuları(!)

-A A +A

Ülkemizin içinde bulunduğu iç siyaset anaforu, hiçbir zaman böyle olmamıştı. Zira iç siyasette çekişmeler olur, ABD ve türevleri ellerini ovuşturarak seyrederlerdi. Günü geldiğinde darbe yaptırırlardı. Bu sefer öyle olmadı. El ovuşturmakla bir halt edemeyeceklerini, son darbeyi de başaramadıklarını görünce işin içine bizzat kendileri girmeye başladı.

17-25 Aralık sürecinden sonraki bütün kumpaslar boşa çıkıyordu. Çünkü bütün enstrümanlar, bumerang gibi kendilerine dönüyordu.

Dünyanın baş belası bu canavarlar, ne edip edip Türkiye’yi dize getirmek istiyorlar. Bu kez karşılarında yüz yıldan beri el ovuşturan bir Türkiye değil, yumruğunu Fırat Kalkanı ile onun göğsünse saplayan bir Türkiye gördüler.

GELELİM BİZİMKİLERE

Bizimkilere, önce herkesçe bilinen bazı hakikatleri hatırlatmak gerekiyor.

İşbu ABD (isterseniz buna BATI deyin) kendilerinin, Tanrı tarafından yeryüzünün jandarması olarak yaratıldığına inanıyorlar. Muharref Tevrat’tan mülhem bu dünya görüşüne göre  (İsa’yı Tanrının oğlu yaptıkları gibi) kendileri de Tanrının oğulları olarak görüyorlar. Yeryüzündeki milyarlarca insan bunlara kul köle olmak için yaratılmış; bunlara en küçük bir merhamet gösterilmesi dahi yanlıştır. Sadece kendilerine hizmetçi oldukları sürece yaşama hakkına sahip olabilirler. İtaatsiz olanların cezası ülkelerinin harap olması, yurtlarının cehenneme çevrilmesi, cesetlerinin kan ve ateş içine atılmasıdır. Milyonlarca can ailenin, kadın çoluk çocuğun yaşama hayallerinden koparılıp acı, işkence, gariplik ve yurtsuzluk içinde kalması onların hiç ama hiç umurunda değil.

Gerçekleri daha acıklı bir dille yazmama vicdanım elvermiyor. Fakat bütün bunları bilen bazı bedhahlar, neredeyse ABD ve BATI savunuculuğuna soyunmuş bulunuyorlar. Yavuz hırsızın ev sahibini suçlaması gibi ters mantık bir durumdalar. 

Sorsan; ABD haklı, Batı haklı, Feto haklı, PKK haklı. Suçlu kim? Bir türlü hazmedemedikleri Cumhurbaşkanı ve Hükümet (!) Yani Türkiye. Türkiye kadar başınıza taş düşsün diyemiyorum. Çünkü eninde sonunda siz bizimsiniz.

FAKAT SİZ KİMDEN YANASINIZ?

Nasrettin Hoca hikâyesinde Hoca’nın evine hırsız girmiş; hoca konu komşuya dertlenince kimisi;

-Yahu Hoca sen de uyanık olsaydın, kapıyı kilitleseydin, sağlam bir yere saklasaydın, kabilinden suçlamalarda bulununca Hoca:

-Yahu komşular! Siz benden yana mısınız, yoksa hırsızdan yana mı? Diyor. Bizimkilerin de o hesap.

Feto’yu mevcut hükümet palazlandırdı(!)  (oysa kırk yıllık bir ABD projesi) .

Can Dündar müthiş bir vatansever.(!)  Saymakla bitmeyecek bahaneler.

Soruyorum:

 Siz bu gidişle Türkiye’den yana mısınız, yoksa düşmanlarımızdan yana mısınız?  Vicdanlarınıza sorun!

Zafer Hakkın ve Hakka inananları olacaktır!

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 04.12.2017 - 13:43 -376-
Bu sayfayı paylaşın :