+A A -A

Bardak Dolu Mu, Boş Mu?

-A A +A

Sevgili okurlarım, Dost ve arkadaşlarım, kardeşlerim, hemşerilerim, vatandaşlarım!

Öncelikle Allah’a hamd, sevgili elçisine salât ve selam ederim.

Yaklaşan mübarek Kadir Gecenizi ve Mübarek Ramazan bayramınızı en içten duygularımla tebrik eder, hepinize sevdiklerinizle beraber dünya ve ahiret mutluluğu ile Cenab-ı Allah’ın hoşnutluğunu dilerim.

Dünyaya geldik, oyalandık, zamanımız gelecek ve aslî vatanımız olan ahrete göçeceğiz. Muhakkak ki hatalarımız, günahlarımız çoktur. Rabbimizin af ve mağfiretine sığınıyorum.  Rabbim bütün müminleri mağfiret etsin. Bu saaten sonra gönül kırmaktan daha büyük bir hata olmaz. İnşaallah sabrımızı zorlayacak sözler duymayız da gönül kırmaya tevessül etmeyiz.

Yunus , “Gönüller yapmaya geldim” demiş; lakin toplum olarak gönül yıkma tufanı yaşıyoruz. Siyasi partiler nedeniyle bir gönüller ma’rekesi (savaş meydanı) yaşıyoruz.

Dikkat ederseniz bu köşemde ve sosyal medyada seçim nedeniyle fazla bir paylaşım yapmadım. Anadolu Vakfımızın önderliğinde yürütülen medeniyet inşa ve ihyası göz kamaştıran bir hızla neşvünema bulmaktadır. Bizim de ümidimiz budur.

Herkes fikrinde hürdür. Ne var ki “olmayacak duaya âmin demek” deyimi, insanlara yol gösterecek bir mantıktır. Boş hayaller ve heveslerle ömür tüketmenin çok bir anlamı yok.

Hani birbirine zıt iki karakter vardır:  İyimser ve karamsar.

Bir bardağı yarıya kadar su ile doldurup iyimser kişiye sormuşlar:

-Bu bardakta ne kadar su var?

-Yarıya kadar dolu, demiş.

Karamsara sormuşlar:

-Bardağın yarısı boş, demiş.

Evet, bazı insanlar bardağın dolu tarafını görmek istemeyip boş tarafına dikkat çekerler. Bu karamsar insanlarla mutlu bir hayat sürmek pek mümkün olmaz.

İnsanların başkalarındaki üstünlükleri hasetlik, menfaatçilik, aykırı davranarak kendini farklı ifade etmek gibi pek çok duygu hastalıkları nedeniyle “inadım inat!” der durur.

Hani adamın biri, ne dese hanımı tersini söylermiş. Bu taştır dese, toprak, dermiş. Yaş dese, kuru, dermiş. İyi dese, kötü dermiş, Ak dese, kara dermiş.

Bir gün eline bıçak alıp “Hanım! Bu ne?” Deyince,

-Makas, demiş. Adam bıçak demiş, o makas demiş. Adam bıçak demiş, o makas demiş. Nihayet adamın canı burnuna gelmiş sabrı tükenmiş ve kadını aldığı gibi denize atmış. Kadın suların içinde kaybolurken bile elini suyun dışına çıkarıp iki parmağıyla makas işareti yapıyormuş.

Bizde 50 yıldan beri siyasette kaybedenler, hiç kaybetmemiş gibi konuşmaya devam ediyorlar. Kendilerini değiştirmeyi bir türlü düşünmüyorlar. Vatandaşa boş hava ve gaz vermeye devam ediyorlar. Aynı duyguların esiri olmuş tipler de onlardan bir türlü vazgeçmiyorlar.

Kayık gece vakti iskeleye bağlı olduğu halde o kayığa binenler, sabaha kadar kürek çekerler, gün doğunca da kayığın yerinden kıpırdamadığını görüp büyük pişmanlık ve hayal kırıklığına uğrarlar.

Sözlerim çok genel olup özel olarak kimseyi hedef almamaktadır.

Ülkemizin ve ümmetin felahını samimi olarak isteyen herkese sadece şunu söylüyorum:

“-Ne olursak olalım; kendimiz için, çocuklarımız için, millet ve ümmet için vicdan terazisini elden bırakmayalım.

Ülkemizi 30 yıl geriye götürecek bir tercih yapmayalım.

Türkiye’mizi Irak ve Suriye haline getirmeyelim.

Sonra Allah korusun elimizdeki nimeti kaybedip arar da bulamaz hale gelebiliriz.

Vâ hasretetâââ !” dememek için nefislerimize değil, vicdanlarımıza danışalım.”

Nice Bayramları hep birlikte görmek ümit ve temennisiyle Allah’a emanet olun..

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 10.06.2018 - 10:58 -735-
Bu sayfayı paylaşın :