Barzani ne yapmak istiyor?

-A A +A

Kuzey Irak’ta bölgesel yönetim, bağımsızlık için halk oylaması yaptı. Olay, sanki kuzeyde bağımsızlık ilan edilmiş kadar gürültü kopardı. Oysa sadece, ”bağımsız olalım mı, olmayalım mı?” diye bir niyet yoklaması idi yapılan. Bağımsız olup olmayacaklarına daha sonra karar vereceklerdi belki.. Bu durumda yapılan, ileride yapılacak bir hareketin provası gibi idi yani..

Olayın; hem bölgesel, hem de uluslararası boyutu var. Barzani’yi görünürde sadece İsrail destekliyor.

Bunun dışında bütün dünya bağımsızlığa karşı, bağımsızlık için niyet yoklamasına da.

Dünya devletlerinin bu arada Türkiye’nin resmi tezi, ”Irak’ın toprak bütünlüğünün korunması” şeklinde. Yani, ”Irak bölünemez” diyoruz. Her devlet sanki böyle diyor. Ancak Türkiye’nin, İran’ın, Irak’ın ve Suriye’nin geri plandaki tezi bu değil. Biz büyük oranda Kürt nüfus barındıran bir ülkeyiz. İran, Irak ve  Suriye de öyle. Irak’ta resmi olarak bir Kürt devleti kurulursa, yani Bölgesel Yönetim bağımsızlık kararı alırsa, bunun psikolojik etkileri bizi ve diğer ülkeleri de etkiyecektir. Diğer ülkelerdeki Kürtlerin “biz de isteriz” diye nümayiş başlatacağından endişe edilmektedir..

Nitekim, PKK’ya yakın bazı HDP milletvekilleri kendi aralarında yaptıkları toplantılarda bunu açık açık söylemektedirler. Mesela milletvekili Osman Baydemir, bir toplantıda; “bizim başkentimiz Diyarbakır olsun, İran’daki Kürtlerin başkenti Maşhabat olsun, Suriye’dekilerin başkenti Kobani olsun, Iraktakilerin zaten belli.. Erbil..” dedi.

Bunun bir ileri hamlesi daha var: Büyük Kürdistan hayali.. Böyle böyle kurulmuş dört devlet içindeki Kürt oluşumları, ileride birleşerek, Büyük Kürdistan hayalini gerçekleştirmeyi düşünüyorlar. Daha doğrusu “büyük devletler” bunlara böyle bir şey empoze ediyor.

Barzani ayrı bir devlet için referandum yapmadı ama, yaptığı, böyle bir hayalin ilk adımıdır. Barzani böyle bir gayretin içindedir. Referandum, bu hayal merdiveninin ilk basamağıdır. Referandumun 2. hedefi de Barzani’nin kendini hem Kürtler içinde, hem de Irak hükümeti nezdinde güçlendirmektir. Mesela ilk olarak bunun etkisi, Irak hükümeti üzerinde kendini göstermiştir. Irak  hükümeti, oylamadan  sonra; kah tehdit şeklinde, kah diplomatik tarzda, bölgesel yönetime karşı bazı tekliflerde bulunmuştur. “Havaalanlarının denetimi Bağdat’a bırakılacak, petrol ile ilgili yasal kurallar uygulanacak, bunlara karşı ben de  senin memurlarının maaşlarını ödeyeceğim” gibi teklifler.. Memur maaşları konusunda nasıl ödeme yapılacağına dair taraflar arasında pazarlık başladı bile. Referandumun ilk etkisi; yani, Barzaninin kendini güçlendirme girişimi, hedefini bulmuş oldu.

Bu arada Barzani’nin İsrail hariç bütün dünya ile ters düşmesine ne demeli? Aslında Barzani büyük devletlerle, bu arada ABD ile ters düşmedi. ABD, bu olayı gizliden destekledi. ABD ile Barzani arasında sadece zaman bakımından fark var. ABD ve diğerleri Irak’ın bölünmesini ve 4 ülkede Kütlerin ayrı ayrı  bir yapıya ulaşmasını destekliyor. Kürt hareketlerini incelediğimizde bunların arkasında hep büyük devletlerin olduğunu görürüz. Yıllar önce Kürtleri tahrik edenlerin Fransa’da cemiyetler kurduğu, batılı ajanların zaman zaman ülkeye gelip, planlar yaptığı bilinir.. Bir zamanlar Fransa’nın eski Cumhurbaşkanı Mitterand’ın eşi vardı. Sık sık Türkiye gelir, ülkede o zaman 80 vilayet varken, Madam Mitterand  doğru Diyarbakır’a gider, orada günlerce kalır, tahrik edilebilecek adamlar arardı. ”Bir kere de, Trabzon’a gideyim, bir kere de Bursa’ya gideyim” demezdi. İlle de Diyarbakır. İlle de Diyarbakır.. Bunun bir anlamı vardı..

50 yıl kadar önce, Mesut Barzani’nin babası olan Molla Mustafa Barzani de şimdi oğlunun yapmaya çalıştığını yapar, Irak’ın bölünmesi için Irak’a karşı silahlı mücadele ederdi. Ve Molla Mustafa Barzani bu iş için karargahını ne tesadüf, şimdiki PKK’nın karargahı olan Kandil Dağı’nda kurmuştu. Molla Mustafa  Barzani o zaman bir açıklamasında; ”Irak ile mücadelemiz bittiği zaman, 2. hedefimiz Türkiye olacak” demişti.

Tarihen sabittir ki, Barzani, Türkiye’ye karşı aldığı güce göre hareket etmektedir. Bir zamanlar elinde pasaport olmadığı için Türkiye’nin izni ile yurt dışına gidebilen Barzani’nin gene zaman zaman ekonomik sıkıntılarını Türkiye giderdi. Özal, Barzani’ye pasaport verdi. Davasını dışarıda anlatma imkanı buldu. Köylülerinin tarladan topladığı buğday ambarlarda çürüyordu. Erbakan, Başbakan iken, ziyan olmasın diye hayrına Barzani’nin buğdaylarını satın altı. Ekonomisine katkıda bulundu.

Bakıyoruz ki, Barzani bize karşı samimi değil. PKK olayında da samimi değil. Bir zamanlar bazı pkk yöneticilerinin teslimi istenmişti. Barzani; “Bir kedi bile vermem” dedi. Şimdiki referandumda  da bazı PKK ve PYD militanlarının  güvenliğini sağlamak için Onlara yardım ettiği ve oy oranını artırmak için başka yerden adam taşıdığı gözlemlendi. Bunlar dostlukla bağdaşmayan şeylerdir.

Bir de şunu söylemek gerekir: Burada ABD de ikili oynamaktadır. ABD, Barzani’nin yaptığı oylamada O’na destek veren gizli güçtür. Yukarıda anlatıldığı gibi, ABD sadece “.şimdi zamanı değil“ diye geri durdu referandumda. Ama işin arkasında ABD vardır. Yoksa İsrail bu kadar şımaramazdı. Dünyanın karşı olduğu bir harekete İsrail nasıl destek verebilir? ABD, bölgede yapılan mücadelede de samimi değil. ABD terör ile mücadelede başka bir terör örgütü PYD ile ittifak kurmuş durumda. Ona tırlar dolusu silah veriyor. ”Silahlar PYD’ye gidiyor” yutturmacası ile muhtemelen PKK’ya gidiyor. Mesela, ABD’nin PYD ye verdiği silahların içinde uçaksavarlar var. Uçaksavar ne işe  yarar? Uçağı olan düşmanın uçağını düşürmeye yarar.. Peki, DEAŞ  terör örgütünün uçağı mı var ki, ona uçaksavar veriliyor? Yok.. O zaman  DEAŞ’a karşı niçin uçaksavar  veriliyor? Bunun cevabı açıktır. Bu silahlar, Türk uçaklarına karşı PKK’ya veriliyor, PYD’ye veriliyor numarası altında... El altından silahlar yer değiştiriyor yani. ABD samimi değil. Kendisinin arkadan desteklediği Barzani de samimi değil. Yüzümüze gülüp, arkadan kuyumuzu kazanlar bizim dostumuz olamaz. İyi hesap yapmamız lazım.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 06.10.2017 - 14:42 -377-
Bu sayfayı paylaşın :