Bin yıllık hesaplaşma bu ve biz kazanacağız

-A A +A

15 Temmuz, sadece bir FETÖ darbe girişimi değil, ABD’nin Türkiye’ye açık müdahalesiydi. Klasik darbe girişimlerinden farklı bir dış müdahaleydi.  Senaryo Türkiye’de devlet sisteminin hücrelerine kadar yerleştirilmiş Gülen ve terör örgütü üzerinden uygulandı.

Türkiye kontrol altına alınacak, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ona destek olan öncü çevre tamamen tasfiye edilecek, ülke yeniden ABD eksenine çekilip vesayet altına alınacaktı. Hatta bundan ötesi vardı:

O gece milletimiz dünya sistemini tarihe gömdü!

Senaryo başarıldığında PKK unsurları harekete geçirilip Türkiye bölünecek, Erdoğan’a Marmaris’te suikast düzenlenecek ya da esir alınacaktı. Türkiye efsanesi, yıldızlaşan ülke hayalleri tarihe gömülecek, yüz yıl sonra yeniden varolma, yükselişe geçme hesapları sıfırlanacaktı.

15 Temmuz gecesi milletimiz, bir darbeyi değil bir işgal harekatını püskürttü. Çokuluslu konsorsiyumun Türkiye planlarını alt üst etti. Dünya tarihine bir model, direniş örneği sundu. Uluslararası sistem dediğimiz işgal ve hegemonya düzeninin itibarını yerle bir etti. Bu, ABD için ağır bir yenilgi, rezil olma haliydi.  İlk kez planları tutmamış, ilk kez başarısızlığı tatmışlardı.

ABD büyükelçisi Bass o cinayetlerden sorumludur

ABD’nin Ankara Büyükelçisi John Bass, bu saldırının tam merkezindeydi. O ve ekibi, 15 Temmuz gecesi cinayetlerin hepsinden sorumludur. Türkiye’nin Cumhurbaşkanı’na suikast düzenlemekten, bu planı uygulamaktan da sorumludur. Türkiye’deki FETÖ’cü CIA ajanlarının kaçırılmasından da sorumludur. Milletin meclisini bombalamaktan da sorumludur.

Şimdi elçilikteki kuryeler, casuslar gözaltına alınıp sorguya tabi tutulunca, kirli bağlantılar ortaya çıkmaya başlayınca, Bass ortalığı ateşe verdi, giderayak bombayı patlattı. Vize krizi ile kirli dosyaları, kanlı senaryoları gizlemeye çalışıyor.

İlan edilmemiş bir savaş başlattılar..

Vize krizi, Türkiye ile ABD arasındaki derin ayrışmanın tek göstergesi değildir. Askeri ambargo, Ankara-Washington arasındaki psikolojik savaş ve en önemlisi de Güney’de oluşturulan terör koridoru, yüzlerce kilometrelik cephe ABD’nin Türkiye’ye ilan edilmemiş bir savaşbaşlattığının göstergeleridir.

Türkiye, Cumhuriyet tarihinin en büyük tehdidiyle karşı karşıyadır. Barzani’nin referandum kararı bu savaşın bir parçasıdır. PKK/PYD üzerinden yürütülen her müdahale, bölgeye yönelen dış tehdittir, saldırıdır. Bunlar aynı zamanda Türkiye’ye karşı ABD’nin açık saldırısının unsurlarıdır. 

Devamı için tıklayınız...

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 10.10.2017 - 12:31 -215-
Bu sayfayı paylaşın :