+A A -A

Düşman hedef şaşırtıyor ve Türkiye ile gizli savaşa hazırlanıyor!

-A A +A


 

Bu durumda düşmanı çok iyi okumak lazım geliyor.
Anlaşıldığı kadarıyla bu büyük savaşı çıkaranlar öncelikle,
İslam dünyasının en güçlü mirasçısı olan Türkiye’yi bertaraf etmek istiyor.
Bunun için devletimizin dikkatlerini PKK gibi çetelerin üzerine çekmek istiyor.


ABD’nin İslam’a karşı gizli
savaşının asıl hedefini
açıklayan belge

Batı’nın Türkiye düşmanlığında yayınlanan en son belge şu: Alman lastik firması Continental, internet sitesinde de yer alan son reklam filminde haritada Türkiye hiç görünmüyor. Yani Türkiye yok edilmiş. Bizim ülkemizin yerinde düz deniz yani Akdeniz yer alıyor. [1]

Yorumcular bu yayının sahibi olan ilgili firmanın özür dilemesini hiç önemsemeyerek bu yayının 2000’li yılların başında ABD’nin Türkiye’ye ve tüm İslam dünyasına karşı başlattığı cihan Harbinin kasıtlı olarak yansıtılması şeklinde değerlendirdiler.

İsterseniz biz bu son saldırının, son hakaretin daha açık bir değerlendirmesini yapalım:

Bizce bu olay sehven, yanı hata olarak meydana gelmiş değildir. Bizim Türkçemizde bir deyiş vardır: İnsanın fikri neyse zikri de öyle olur. İşleri ve yaptığı da öyle olur. Türkiye çoktan beridir, düşman tarafından, yani ABD ve Batı tarafından yok edilmek isteniyor. Bu Batılı firmanın yaptığı da odur. Bu firmanın kulislerinde konuşulanın bir tezahüründen ibarettir.

Bilindiği gibi, Türkiye ABD tarafından bir asırdan fazla bir zamandır yok edilmek isteniyor. Amerika’nın etkileriyle veya yönlendirmeleriyle bütün Batı’nın stratejileri de buna göre oluşmuştur.

Çünkü İngiltere başta olmak üzere tüm Batı çoğunlukla ABD’ye bağımlı hale gelmiştir. Böylece Bugünkü Haçlı seferinin başını ABD çekmektedir.

BUGÜN İÇİNDE BULUNDUĞUMUZ DÜNYA
SAVAŞININ GİZLİ HEDEFİ TÜRKİYE’DİR!

Yazın bir kenara ve unutmayın: Bu cihan savaşı gizli bir savaştır. Düşman oluşturduğu uzaktan kumandalı uydu güçlerle Türkiye yakınlarında geziniyor ama Son Haçlı seferiyle asıl hedefi olan Türkiye ile gizli bir savaşa hazırlanıyor.

Bu durumda düşmanı çok iyi okumak lazım geliyor. Anlaşıldığı kadarıyla bu büyük savaşı çıkaranlar öncelikle, İslam dünyasının en güçlü mirasçısı olan Türkiye’yi bertaraf etmek istiyor. Bunun için devletimizin dikkatlerini PKK gibi oluşturduğu çetelerin üzerine çekmek istiyor.

Bu savaşın en önemli özelliği ve en güçlü yanı gizli olması ve asıl düşmanın meydanlarda boy göstermemeğe çalışması ve cephedekilerin ayak takımı gibi, yani önemsiz gibi görünmeleridir.

PKK VE DİĞER GÜÇLER TÜRKİYE’Yİ İSTENİLEN
YERLERE ÇEKMEK İÇİN UZAKTAN KUMANDALARDIR

Düşmanın, Türkiye’nin karşısına koyduğu PKK gibi uzaktan kumandalı çetelerin hepsi göstermeliktir, yemdir.

Savaş boyunca Türkiye’nin nerelere yönelmesi isteniyorsa dikkatleri nerelere çekilmek isteniyorsa, oralara gitmesi için uzaktan kumandalı bir oltadır.

Asıl düşmanlıkları gizlemek ve kamufle etmek için, yani hedef şaşırtmak için birer yemden ibarettir. Bu kesinlikle unutulmamalıdır.

TÜRKİYE SON BİR ASIRDA İKİ FARKLI
MİLLİ MÜCADELE’YE ZORLANDI

Bu yüzden bugün Türkiye yaklaşık bir asır önce olduğu gibi yine bir milli mücadele ile, var oluş-yok oluş mücadelesiyle karşı karşıya bulunuyor, demektir.

Ama bu yeni milli mücadelenin şekli, usulü ve yöntemi bir asır öncekinden çok farklıdır ve başkadır… Çünkü bugünkü düşman mertçe kendini hiç göstermiyor ve Türk toplumunun içinde kendini görünmez kılarak çeşitli konumlarda ve görüntülerde namertçe ve kahpe bir biçimde gizleniyor, “kayboluyor.”

ABD: “TÜRKİYE YÖNETİMİ TÜRKLERDEN
ALINSIN VE ÜLKE EYALETLERE BÖLÜNSÜN!”

Türkiye’nin bugün karşı karşıya bulunduğu tehlike nasıl bir savaştır ve nasıl bir amaçla yürütülen mücadelenin sonucudur?

31 Ocak 1896 tarihinde ABD Temsilciler Meclisi, Türkiye ve dolayısıyla Türkiye’nin hükmettiği İslam dünyası hakkında bir yasa taslağı hazırlamıştır. Bu yasa taslağında şöyle denilmiştir:

“Dünyadaki Hıristiyanlardan oluşan bir komisyon seçelim. Bu komisyon, Türkiye`yi yönetmek için bir başkan seçsin. Türkiye`nin yönetimi Türklerden alınsın ve eyaletlere bölünsün. Bu yapılanmanın adı da Türkiye Birleşik Devletleri olsun.” [2]

Bu bakımdan Türkiye bugünkü Dünya Savaşında düşmanını çok iyi tanımalıdır, hedeflerini ve amaçlarını çok iyi bilmelidir.

ABD: “İSLAM DÜNYASI FEDERAL
ÜLKELER ŞEKLİNDE PARÇALANSIN!”

1951’de Tarihçi Cemal Kutay’ın Millet Mecmuası’nda NATO konusunda şöyle bir yazı yayınlanmıştır:

“NATO’ya alınmamızın asıl amacı Ortadoğu Cephesi’nin kurulması.(...) Ortadoğu’nun Pakistan, Afganistan, İran ve Türkiye ile birlikte bütün bir Türk ve İslam camiasının federasyon biçiminde birleştirilmesidir. (Daha doğrusu parçalanmasıdır) Batı’da nasıl ilgililerden oluşan bir NATO kurulmuşsa, Ortadoğu’da da Ortadoğu Federasyonu’dur...” [3]

TÜRKİYE’NİN NATO’YA SOKULMASININ AMACI:
İSLAM DÜNYASI PARAM PARÇA OLSUN!

1951 yılında Cafer Tayyar Eğilmez Paşa,  Türkiye’nin NATO’ya alınmasıyla ilgili olarak şunları söylemiştir:

“NATO’ya alınmamızın asıl amacı Ortadoğu cephesinin kurulmasıdır. Bütün bir Türk ve İslam camiasının federasyon biçiminde birleştirilmesidir. (Daha doğrusu parçalanmasıdır) [4]

SONUÇ

Bugünkü İslam dünyasını güç olarak bir arada tutan şüphesiz Türkiye’dir.

Türkiye varsa İslam dünyası vardır. [5] Öyleyse Türkiye olarak ayakta durmalı ve var olmalıyız. Allah bize yardım eylesin.

Düşmana fırsat vermesin!

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com

Hasan Erden

 



[2] İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Yakın Çağ Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahir Aydın’ın konuyla ilgili yaptığı araştırması hakkında yapılan röportajından, Yeni Çağ Gazetesi, 12.10.2007

[3] Millet Mecmuası 1951

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 14.02.2018 - 16:16 -1,721-
Bu sayfayı paylaşın :