Elmacık Çınarları

-A A +A

30 Mayıs 2016 tarihinde büyük ağabeyim ve kardeşimle İstanbul’dan yola çıkıp, kadim İznik’e geldik. Yenişehir ve Kestel istikametinden Bursa’ya, oradan Çanakkale’ye ulaştık. Amacımız şehir merkezine bağlı Elmacık Köyü’nde olduğunu öğrendiğimiz tarihî çınar ağaçlarını görmekti. Kepez’den bu köy yoluna girdik. Epeyce bir süre gidip köye ulaştığımızda tarif edilen tepeye ulaştık ama burada büyük çam ağaçları arasında yer alan Elma Dede’nin yatırından başka bir şey göremedik. Aradığımız anıt çınarların nerede olduğunu soracağımız bir Allah kuluna rastlayamadığımız için mecbur kalıp Çanakkale’ye geri döndük. Geceyi Çanakkale içinde bir motelde geçirdikten sonra sabah namazından sonra tekrar yola koyulup bir kez daha Elmacık yolunu tuttuk.

Bu eski Türkmen Köyünün yukarısında dün gördüğümüz Elma Dede Yatırı bulunuyor. Pek çok taş üst üste ve yan yana dizilmek suretiyle büyükçe bir alan oluşturulmuş. Taşlar arasındaki boşluk üzerinde, içinde mum yakılan toprak kaplar ve yatırın baş tarafına bağlanmış birçok renkli çaput görünüyor. Öğrendiğimize göre her yılın Mayıs ayında yatırın bulunduğu bu çamlıkta mumlar ve ateşler yakılıp çeşitli ayinler yapılıyormuş…

Bazı fotoğraflar çekip tepenin hemen alt kısmına indik. Patika yolda bir süre ilerledikten sonra büyükçe bir mesire alanına ulaştık. Üzerinde “Elmacık Köyü Hayratıdır” yazılı çeşmesinin etrafını çeviren muhteşem çınarları görünce bütün yorgunluğumuzu unutup her birini teker teker incelemeye başladık. Bunlar gerçek devler gibi bizi karşılamış, selâm ve sevgimize karşılık vermeye başlamışlardı. Bazıları öylesine büyümüş ve yaşlanmıştı ki, diplerinde kocaman oyuklar açılmış, küçük mağaralar oluşmuştu. Herhalde en küçüğü bile 200 yaşını çoktan aşmış muhteşem ağaçlardı bunlar. Anlaşıldığı kadarıyla civarda medfun Elma Dede hatırına hiç kimse kendilerine dokunmadığı için korunmuş ve bu yaşlara erişmişlerdi. Muhakkak ki Elma Dede’yi anma törenlerinin yapıldığı Mayıs ayı içinde pek çok ziyaretçi buraya geliyor, devasa çınarların gölgesinde hoşça vakit geçiriyordu. Zaten bölge, belli bir tertip ve düzene sokulmuş, ağaçların etrafları açılarak çevre temizlenmişti. Çeşme kenarında oturulacak ahşap kanepeler ve büyük çöp bidonları vardı.

Elmacık çınarları, köyün mezarlığı kenarında idiler. Bir kısmı özel mülkiyet alanı içinde olduğundan etrafları çitlerle çevrilmişti.

Hava güzel ve ortalık pek sakindi. Civarda hiç kimse görünmüyor, yüksek mezar taşları büyük bir sessizlik içinde bekliyorlardı. Bu arada ilerden şalvarlı bir köylü kadının geldiğini gördüm. Önüne kattığı beş güzel keçiyi otlatmaya götürüyordu. Devasa çınarların kenarına açılmış inçe patikanın ucunda sessizce kayboldular.

Elmacık çınarlarının en büyüğünün çevresi 12 metreye ulaşıyor. İçi tamamen boşalmış bu yüce ağacın kovuğunda oluşan boş alanın, yağmurlu günlerde, çobanların ve koyunlarının sığınağı haline geldiği belli oluyor. Yaşı muhakkak ki 500 yılı geçmiş olan bu devin ve civarındaki diğer anıtların tescil edilerek daha sıkı korunmaları gerek diye düşünüp Elmacık’tan dönüyoruz.

Bize böylesine güzel yer ve ağaçlar gösterdiği için yüce Mevlâ’mıza ne kadar hamd etsek azdır...

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 11.12.2017 - 16:00 -587-
Bu sayfayı paylaşın :