+A A -A

Eşeğini Dövemeyen Semerini Döver

-A A +A

Şu CHP nin düştüğü hallere üzülmek mi kızmak mı veya gülmek mi gerekir doğrusu şaştım kaldım. Afrin harekatı etrafında ancak Kıbrıs Barış Harekatı sırasında görülen milli bir heyecan ve mutabakat oluşmuşken, kimimiz dualarımızla, kimimiz yemeklerimizle, kimimiz askerlik şubeleri önünde destek vermişken, dakika dakika milletçe Afrinden hayırlı haberler beklentisi ile izlerken CHP cenahından yükselen sesleri duymak irkiltiyor insanı. Tabii koro başı olduğu için CHP diyorum yoksa bunlar “Bremen Mızıkacıları”. Arkalarında HDP, DHKP-C, İrili ufaklı marjinal, milletimizle tüm aidiyet ve moral değerleri kopuk gruplar.

Bunların arkasında suflörleri de var. Başta PYD/PKK, Suriye Muhaberatı ve FETÖ/CIA psikolojik harp yöntemi olarak ürettikleri argümanları Türkiye icinde dolaşıma sokuyorlar. Bu adı geçen süflörler de iyi biliyorlar ki dışarıdan ürettikleri yalan propagandalara içeride kulak veren olmayacak. O halde içeriden birilerine söyletmek lazım.

 CHP bunu hep yapıyor. 15 Temmuz başarısız darbe girişiminden sonra FETÖ nün adeta Türkiyedeki sesi oldular. Önce “Tiyatro” dediler. Sonra Milli kenetlenmeyi görünce gönülsüzce de olsa “Yenikapı” mitinginde şartlar dikte ederek yer aldılar. Tanklar altında ezilen uçaklardan atılan bombalarla parçalanan 300 şehidimizi görmezden gelip, köprüde linç edilen asker söylemi tutturdular. Yetmedi Ağustos sıcağında FETÖ operasyonların figüranlık yapmış (Tabii Darbeci FETÖ cüler de dahil) adamları için “adalet” adına Ankaradan İstanbula yürüdüler.

Bir zamanlar Hüsnü Mahalli vardı. Suriye kökenli gazeteci. Tuhaf bir şekilde Basınımız içinde profili yükselip parlamaya başlamıştı. Bir ara Suriye ile iyi ilişkiler kurulduğu bir dönemde AK Parti hükümetleri ile de yakın ilişkiler içindeydi. Suriye iç savaşı başladığında tutum değiştirmeye başladı. Sonunda Suriye Muhaberatının ajanı olduğu ortaya çıktı ve tutuklandı.

Fakat yeri boş bırakılmadı Şimdilerde onun yerini Fehim Taştekin adlı bir gazeteci dolduruyor. Ortadoğu uzmanı geçinen bu şahıs Esed rejiminin sözcüsü gibi yayın yapıyor. Esed rejiminin Türkiye hakkındaki bakış açılarını düşüncelerini öğrenmek isteyenlere okumalarını tavsiye ederim. Nitekim Gazete Duvar internet sitesinde yayınlanan ve ÖSO bileşenlerini isim isim radikal dinci terörist diye suçlamasının hemen ertesi günü, CHP den ÖSO nun Terörist çeteleri olduğuna dair iddiaları dile getirildi.

İngilterede yayınlanan muhafazakar eğilimli dergi “The Spectator“ da Alice Beale imzası ile yayınlanan yazıda yer alan gerçekleri CHP ye söyletemiyoruz. “YPG ve onun destekçileri de kendi haber manipülasyonlarından geri kalmıyor. Halep, Yemen ve Libya’daki eski savaş ve bombardımanlardan sayısız fotoğraf, Afrin’de çekildikleri iddiasıyla internette dolaşıma sokuldu. Avrupa’da savaş karşıtı söylem, YPG’nin çıkış noktası olan silahlı terör örgütü PKK tarafından ele geçirildi. PKK’nin Türkiye’nin doğusundaki ayrılıkçı gerilla savaşı 30 yıldan uzun süredir 40 binden fazla kişinin ölümüne yol açtı ve PKK, mücadelesi adına Türklerin yanı sıra Kürtleri hedef almaktan çekinmiyor. Onbinlerce Suriyeli Kürt, zorunlu askere alma politikası ve Kürt siyasi muhaliflerine yönelik baskısı nedeniyle YPG kontrolündeki bölgelerden Avrupa’ya sığındı.”

“Hırsız evin içindeyse kapı kilit tutmaz” derler. Dış düşman bellidir. Tanımlıdır gözlersin tedbirini alırsın. Ama içerideki kılık değiştirmiş düşmanın zararı daha büyük olur. Bazıları CHP nin bu tutumunu şöyle açıklama eğilimindeler. AK Partinin ve Erdoğan’ın Afrin Harekatı dolayısı ile büyük bir kamuoyu desteği kazanacağını görmeleri nedeniyle Harekata doğrudan karşı çıkamadıkları için “eşeğini dövemeyen semerini döver” misali Türkiye’nin bu harekattaki partneri ÖSO ya yükleniyorlar. Bu doğru olmakla beraber CHP nin tutumunu açıklamaya yetmiyor. Bu siyasi rekabeti de aşan, uluslar arası şer cephesinin eline Türkiye aleyhine koz veren düşmanca bir tavır.

Bunun yanı sıra içerideki düşmanlara ikinci bir örnek te kraldan fazla kralcı geçinip Afrin Harekatına destanlar düzerken bir taraftan da ırkçılık yapanlardır. Kürt veya Türk düşmanlığı yapan Türk Kürt ayrımcılığını tahrik edip bu harekat vesilesi ile araya fitne tohumları ekmeye çalışan taifedir.

Hükümet baştan beri PYD nin Kürtleri temsil etmediği tezini uluslararası kamuoyuna anlatmaya çalışırken bu tür tutumlar tezimizi geçersiz kılmaya çalışanların ayağına gol fırsatı vermekten başka bir anlam taşımaz. Art niyetli bir davranıştır. Bence bu tür tutum ve söylemlerin sahiplerine de en az TTB gibi  soruşturma açılmalıdır.

İletişim araçlarının bunca hızı ve çeşitliliği nedeniyle psikolojik harp te en az modern silahlar kadar milletler üzerinde tahribat yapmaktadır. Bu tahribatları önlemek için Hükümet ve yargı mekanizması elbette gerekli tedbirleri alacak ve takibatları yapacaktır. Milletçe bize düşen de kaynağı ve niyeti belli olmayan haberlere itibar etmemek bunları yayanları da ilgili makamlara bildirmektir. Çünkü Türkiye artık savaş halindedir ve 2-3 günde bitecek değildir.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 03.02.2018 - 15:56 -1,002-
Bu sayfayı paylaşın :