+A A -A

Fikir Yönünden İstanbul Çok Karışıktı

-A A +A

İsmail Aydın

                (Geçen haftadan devam.) İstanbul’a gelişimizin ilk aylarında İstanbul’u fikir yönünden çok karışık bulmuştuk. Arap-İsrail Harbi, Türkistan ve Kıbrıs olayları gibi olaylar bizde bir fikrî uyanışın başlangıcı olmuşlardı ama ne tarafa gidecektik?

                *Süleyman Demirel, İnönü’nün Amerika’yla anlaşmasından sonra Amerika’ya götürülen ilk Türk mühendisiydi. Masonlukla ilgisi tartışılıyordu. Risale-i nur topluluklarının söylediği gibi bir adam değildi. Bazı çevreler ona Morisson Süleyman diyordu.

                *İsmet Paşa yaşlanmış, yorulmuş ve yıpranmıştı. Bülent Ecevit ismi ortalıkta dolaşıyordu ama onun hakkında da fazla bir şey bilmiyorduk. Bütün bildiğimiz Amerikan Robert Kolej mezunu olduğu, ünlü Yahudi David Rockefeller bursuyla Harvard Üniversitesinde Yahudi asıllı ABD eski Dışişleri Bakanı Henry Kissinger’den siyasî tarih dersi aldığı ve “Ortanın Solu” diye bir sloganı sıkça kullandığı idi.

                * Altmışlı yıllarda “devrimci” olarak adını duyuran Ecevit, Yetmişli yıllarda Başbakan olarak katıldığı “Bilderberg” toplantılarında dünyayı babalarının çiftliği zanneden emperyalist ağalarca alınan kararları, İzmir Milletvekili Süleyman Genç’in bütün sıkıştırmalarına rağmen açıklayamayacağını söyleyecektir. Yani “sol söylemlerine” rağmen, rahmetli Ecevit de Demirel çizgisinde icraatlar yapmıştır.

                *Bir imparatorluk bakiyesi olan Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ırkçılığı çağrıştırdığı iddia edilen bazı söylemleri de bize cazip gelmiyordu. Özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinden gelen bazı arkadaşlarımız “Kürtçülük” gibi bir tepkisel anlayış sergiliyorlardı. Bismilli yıllarımdan hatırlıyorum, sabah derslere girmeden önce andımızı okuyan çocuklar, tüm gayretlere rağmen sondaki sözleri “Ne mutlu Kürdüm diyene” şekline çeviriyorlardı.

                *Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının liderliğindeki Dev-Genç  -bütün samimiyetlerine ve vatanseverliklerine rağmen- bize pek bir şey vermiyordu. Hukuk Fakültesi’nin 1 Nolu amfisinde yaptıkları forumlara Cumhuriyet Gazetesi’nden İlhan Selçuk konuşmacı olarak katılır, “Örgütleneceğiz arkadaşlar” derdi.

                *“Bağımsız Türkiye” sloganı hoşumuza gidiyordu ancak onların bağımsızlıktan anladığı daha değişik bir şeydi. Hiçbir Atatürk posterinin bulunmadığı yürüyüş ve gösteriler yapıyorlar, Marks, Engels, Lenin, Stalin, Che Guevara, Mao ve hatta Arnavutluk lideri Enver hocanın posterleriyle yürüyorlardı. Gençlerin adaletsiz sisteme karşı duydukları tepki “Eşitlik” sloganıyla yanlış yönlere sevkediliyor, enerjileri istismar ediliyordu. (Gelecek hafta, Mücadele Birliği Diye Bir Kuruluş.)

1 yorum var.

İsmail bey maalesef geçmişte olduğu gibi günümüzde de çeşitli Mason ve aşırı sol örgütler Yahudi Siyonizm etkisinden kurtulamamış adeta ülkemizi parçalamak, bölmek için uğraşmaktadırlar. Allah bu vatan haini örgütlere fırsat vermesin. Ne Mutlu Türküm Diyene.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 16.01.2018 - 08:37 -2,648-
Bu sayfayı paylaşın :