Haydi, bugün bir değişiklik yapalım

-A A +A

            Haydi, bugün bir değişiklik yapalım; aslı aynı, fakat yerleri ve mekânları farklı üç konudan…

   Camilerdeki Gürültü

Diyanet İşleri Başkanına Arzımdır.

         Daha önce yazmıştım, ancak durum, düzelecek yerde, daha da vahim bir hal aldı.
         Cemaatlerinin azlığına takılmıyorum -konum o değil- eskiye nispetle elbette camilerimizin görevli sayısı iyi; tertibi, temizliği güzel.

Lakin şu kulakları yırtan, Kur'an-ı Kerim'in aslına, özüne hiç de uygun düşmeyen debisel seviyesi oldukça yüksek ses düzenlerinin kullanımı adeta bir felaket...

Takdir edersiniz ki, gürültü insanın sadece ruh sağlığını değil, beden sağlığını da bozmakta. Minicik mescitlerde hoca efendilerin yakasına mikrofon takarak; büyük camilerde anfiye eko vererek kıldırdıkları namazlarda bırakınız 'huşu'yu, 'hudu' bile kaybolmakta.

Sayın Başkanım, siz nasıl takdir edersiniz bilmem. Gönüllere inşirah veren Yüce Yaratıcı'nın hitabı, yani vahiy, cahilce ve insafsızca, akıl almaz gürültüyle boğulmakta; vahyin tertemiz seslenişiyle ve pırıl pırıl aydınlığıyla yüreklerimizi buluşturması beklenen, hayatımızın vazgeçilmez değeri, dinimizin direği namazlarımız güme gitmektedir.

                               ***********************************

                                

   Öğretim ve Sınav Bakanlığı

Milli Eğitim Bakanlığının yeniden imarı, ıslahı büyük bir zarurettir, hayır hayır kaçınılmaz bir mecburiyettir.
         Yeni eğitim öğretim yılı, milletimiz ve onun istikbali genç evlatları için hayırlı uğurlu olsun.
Şimdilerde ne der bilmem; bizim eğitim psikolojisi kitabında: "Eğitim, etkin, sürekli ve yaygın olmalıdır." diye yazar; ayrıca hakkaniyetten zerre ödün vermeyen -eğitimin olmazsa olmazı-denetimden bahsederdi.
         Peki ne oldu? Eğitim hayatımız, öyle hafife alındı, öyle kurcalandı ki; ne kadar bölücü, yıkıcı; millet düşmanı, hain anarşit, terörist varsa, cemi cümlesi milli eğitimden yetişti. İnançsız, ruhsuz, köksüz, ufuksuz, idealsiz, heyecansız, fikirsiz türedi gruplar ve örgütler Türkiye Cumhuriyetinin varlığına ve bekasına kast etti; namuslu, şerefli, gayretli, vatansever ve milliyetperver, milletin ikbali ve umudu olan gençler darmadağın; milletin maddi, manevi varlığı talan edildi.

Yanlıştan vazgeçip kendimize gelmek için milli olma vasfından uzaklaşarak -ki, o da tartışılır- sadece sınav ve öğretim bakanlığı haline dönüşen Türkiye'nin emeğini, enerjisini, zamanını hoyratça harcayan devasa bakanlığın yeniden imarı ve ıslahı büyük bir zaruret hatta mecburiyettir.

Fazla söze hacet yok, Gazi Mustafa Kemal'in ifade ettiği gibi: "Eğitimdir ki, bir milleti ya hür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da milleti esaret ve sefalete terk eder." Duam ve niyazım odur ki, milletimizi esarete ve sefalete sürüklemeyecek sağlam bir eğitim yapısı en kısa zamanda oluşturulur.

                     *************************************    

Müslüman Şahsiyeti

(Resulüm)
ALABİLDİĞİNE YEMİN EDEN,
AŞAĞILIK;
DAİMA KUSUR ARAYIP KINAYAN,
DURMADAN LAF GETİRİP GÖTÜREN;
İYİLİĞİ ENGELLEYEN,


SALDIRGAN,
KÖTÜLÜĞE DADANMIŞ,
KABA ve HAŞİN;
BÜTÜN BUNARDAN SONRA,
BİR DE
SOYSUZLUKLA DAMGALANMIŞ
KİMSELERDEN HİÇBİRİNE;
EVLETLARI ve MALLARI VARDIR DİYE,
SAKIN, BOYUN EĞME!                                                 

(Kalem suresinin 10, 11, 12, 13, 14. Ayetleri, mealen)

idris-dogan@hotmail.com

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 19.09.2017 - 00:07 -302-
Bu sayfayı paylaşın :