İran olayları ve 31 Mart Vakası

-A A +A

Kuşkusuz her bir tarihi olay biriciktir. Hiçbirinin nedeni ve sonucu birbirine benzemez. Çünkü her bir olay kendi özel ve özgül koşullarının ürünü olarak doğar. Ancak bu belirlememiz mikro (bireysel) düzlemde geçerlidir. Makro düzlemde ise olayların seyri arasında benzerlikler tespit edilebilir. Ve galiba tarihçinin işlerinden biri de makro düzlemdeki bu ortak yanları belirleme çabası olmalıdır.

Biz Türkiye’nin son 100 yıllık yakın tarihine baktığımızda muhtelif ayaklanmaların genel şablonunun veya normunun aynı veya benzer tablolar içinde oluştuğunu tespit edebiliyoruz.

Dış görünüşleri, toplumsal ve siyasal koşulları itibariyle değerlendirildiğinde örneğin bir 31 Mart Vakası ile Adnan Menderes’e karşı yapılan darbe arasında bir ilişki görülmeyebilir. Kubilay olayı ile Deniz Gezmiş arasında bir bağlantı kurulamayabilir. Bireysel suikastların her biri kendi özgül koşulları içinde bir başına duruyormuş duygusunu uyandırabilir.

Ama makro düzlemde bakıldığında onların her biri aynı genel şablonun, yani aynı normun içinde değerlendirilebileceğini görme imkânını veriyor. Tekrar vurgulamalıyız ki her bir olayın kendine özgü koşulları saklı tutulmalıdır ve tutulmaktadır.

Devamı için tıklayınız...

 

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 04.01.2018 - 17:05 -312-
Bu sayfayı paylaşın :