+A A -A

İşte bu savaşta düşmanın kahpe oyununa dur demenin yolu!

-A A +A

Türkiye rakiplerine karşı
savaşta önce stratejide
kazanmalı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ortadoğu’daki son olaylarla ilgili olarak, İsrail ile diplomatik bağları koparabiliriz demiş…[1]

 

ABD Kongresi'nin iki kanadından 89 üye, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, 28 Şubat'ta Viyana'daki Medeniyetler İttifakı Forumu'nda sarf ettiği Siyonizm’le ilgili sözlerini geri alması için mektup yazmış. [2]


Türkiye Dışişleri Bakanlığından yapılan açıklamada, "Kudüs’ün statüsüne ilişkin olarak uluslararası hukuk ve ilgili tüm BM Kararları hilafına yapılan bu açıklamayı takiben işgal altındaki topraklarda (…) yüzlerce Filistinlinin yaralanmasından büyük üzüntü ve endişe duyuyoruz. İsrail'in orantısız güç kullanımını şiddetle kınıyoruz." Demiş. [3]

BU SAVAŞTA TÜRKİYE’NİN EN ÇOK
DİKKATE ALACAĞI HUSUSLAR

Türkiye’yi bu savaşta böylesine kararlı bir şekilde atılıma iten nedenler şunlardır:

- Buna göre, bu savaşta Türkiye’nin ve diğer İslam dünyasının en çok dikkat etmesi ve sakınması gereken tuzaklardan birisi ABD’nin ve İsrail’in Türkiye’deki PKK tuzaklarıdır…

-Türkiye bu tuzakları engellemeye çalışırken ve PKK belasını def etmeye çalışırken bu örgütün düşmanın asıl tuzağını gizleyen ve perdeleyen bir oyun olduğunu kesinlikle bilsin ve unutmasın!

-Zira Türkiye’de bölücülük belası sadece PKK’dan ibaret değildir.  Bu bela düşmanın asıl oyununu gizleyen, perdeleyen ve örtüleyen yemlerinden sadece birisidir.

-Asıl unutulmaması gereken, bu PKK tuzakları ile gizlenen oyundur, Türkiye bu oyunu asla göz ardı etmemelidir ve devamlı dikkate almalıdır!

-Bugün Türkiye’ye ve İslam’a karşı gerçekleştirilen bu cihan savaşında düşmanın örtülediği ve perdelediği oyunların en büyüğü PKK’dır.

-Bunlardan ayrı olarak ABD’nin ve İsrail’in Türkiye’de düne kadar var olan gizli orduları  bugün Türkiye’de hala var mıdır? Bu ordular araştırılmalı ve gereken tedbir alınmalıdır!

Türkiye devlet olarak bu konularda asla ihmal etmemelidir ve kesinlikle emin olmalıdır!..

PKK İLE UĞRAŞMAMIZI
ABD İSTİYOR      

PKK olayını dağlarda ve yerleşim merkezlerinde bir çok kayıplar verme pahasına bitirmeye çalışmak yerine, kısa yoldan ve kestirmeden bitirmek daha akıllıca olmaz mı?

Bunu yapmanın yollarını açıklamağa geçmeden önce, şunu belirtmeliyiz ki, PKK’yı klasik yollarla, cephede yok etmemizi, bu yöntemle uğraşmamızı ABD istiyor. Yani Türkiye’ye ve tüm İslam dünyasına karşı 2001 yılından beri Haçlı savaşı gerçekleştiren sömürgeci irade istiyor.

PKK TÜRKİYE’YE HAZIRLANMIŞ
NASIL BİR TUZAKTIR, NASIL BİR YEMDİR?

Çünkü PKK, ABD’nin çok uzun bir zamandan beri Türkiye’ye ve bölge ülkelerine karşı hazırlığını yaptığı bir tuzaktır. Öncelikle Ankara’yı ve Türk ordusunu tuzağa düşürmek için bir yemdir.

Önce ifade etmeliyiz ki, bu örgüt, Türkiye’de öncelikle doğu bölgelerinde bir iç savaşın başlangıcı yapılmak için kurulmuş ABD’nin kullandığı eldivenlerinden ve maşalarından sadece birisidir. [4] ABD’nin böyle eldivenleri ve maşaları daha pek çoktur. [5]

Bu örgüt yoğunlaştırılarak ve yaygınlaştırılarak bu bölgelerde iç savaşa başlangıç yapıldıktan sonra, aynı yöntem Karadeniz bölgesinde ve Türkiye’nin diğer bölgelerinde de uygulanacaktır. Nitekim geçen dönemlerde PKK’nın Karadeniz bölgesinde de çalışmalar yaptığı tespit edilmiştir.[6]

BU ÖRGÜT NASIL
BİR İŞGAL ORDUSUDUR?

Diğer taraftan PKK’ya bakınca bu örgütü sadece çapulcular sürüsü olarak basit bir örgüt olarak görmemek lazım. Ön planda PKK olarak gözüken ama arka planda bu örgütü genel Haçlı savaşı istikametinde yöneten ve kontrol eden CIA ve ABD’nin diğer ajan ve casus örgütlerinin var olduğunu unutmamak gerekir.

Nitekim 2003 yılında Genelkurmay, İçişleri Bakanlığı'na gönderdiği gizli kriptoda, ABD İncirlik Hava Kuvvetleri Özel Tahkikat ve Araştırma Bürosu'ndan (AFOSİ) bazı ABD'li askerlerin ülkemizde faaliyetlerine dikkat çekilmiş, "Bu kişilerin görev sınırlarını aşarak Türkiye'nin değişik bölgelerinde araştırma yaptığı, bilgi topladığı, üst düzey kamu görevlileri ve vatandaşlarla özel görüşmelerde bulunduğu belirlenmiştir." denilmiştir.

Kriptoda ayrıca Adana İncirlik Üssü'nde görevli AFOSİ personelinin, Giresun, Trabzon ve diğer civar illerde görüşmelerde ve faaliyetlerde bulunduğu uyarısında bulunulmuştur. [7] Bu AFOSİ kuruluşundan PKK’nın içinde görevli pek çok elemanın bulunabileceğini hesaba katmak gerekmez mi?

Kısacası PKK’ya karşı Askeri operasyonlarımızı zaruri olarak yer yer devam ettirsek de düşmanın söz konusu asıl tuzaklarına düşmeden, olayı kısa yoldan bitirmek ve halletmek gerektiğini unutmamak lazımdır. Bu kısa ve pratik yolları izaha geçmeden önce bir gerçeği daha ifade etmemiz gerekir:

GERÇEKTE PKK İLE DEĞİL, BU ÖRGÜTÜN
ARDINDAKİ GÜÇLERLE SAVAŞIYORUZ

[8]

Buraya kadar ortaya koyduğumuz tespitlere göre,  Askeri yöntemlerle cephe savaşlarında aslında PKK ile değil, bu terör örgütünün arkasındaki ABD ile ve ABD’nin kontrol ettiği diğer batılı ülkelerle savaşıyoruz, demektir. Bunu daima hatırda tutmamız gerekir.

Türkiye böyle terslikler ve tezatlar dünyasında adeta akıntıya karşı kürek çekmiş olmayacak şekilde hareket etmelidir.

Bu arada kesinlikle şunu belirtmeliyiz ki, Ordumuzun PKK’ya karşı savaşını asla küçümsemiyoruz ve asla boş uğraşlar olarak görmüyoruz.                                      

Ancak bu durumda asıl düşman ABD yerine, onun maşalarına karşı sonu gelmez cephe savaşlarıyla vakit kaybetmek yanlış olmaz mı? Düşmanla daha kısa ve pratik bir yolla savaşsak ve sonuca gitsek daha doğru olmaz mı?

PKK SORUNU KISA VE PRATİK
YOLDAN NASIL HALLEDİLİR?

Savaşı belirleyen stratejidir. Eğer stratejik açıdan savaşı kazanırsanız, düşmanı tüm alanlarda yenebilirsiniz. Stratejik yönden düşmanı yenemezseniz, savaşı her alanda kaybedersiniz.

Burada şu soru önem kazanıyor: Önce bizi kazandırabilecek ve üstün kılabilecek bir strateji oluşturmalıyız! Strateji savaşımız düşmanı boyun eğdirecek boyutta güçlü, geniş ve derin olmalıdır!

Düşmanı stratejik yönden yenebilmemiz için, dostlarımızı, düşmanlarımızı, müttefiklerimizi iyi tanımamız gerekir. Düşmanlarımızın açıklarını ve onlara karşı ileri süreceğimiz kozlarımızı çok iyi bilmemiz ve değerlendirmemiz gerekir.

TÜRKİYE NASIL
BİR YOL İZLEMELİDİR?

Unutulmamalıdır ki, ABD’nin eğittiği ve üzerimize saldığı PKK, Türkiye’yi de hedef alan bir Haçlı savaşının devamıdır. Bu Haçlı savaşının stratejisini oluşturanlar, başta Türkiye’de ve tüm Müslüman ülkelerde, iç savaşlar planladıklarını, Müslümanları birbirleriyle kırdıracaklarını, ayrı ayrı devletçiklere böleceklerini ve parçalayacaklarını açıklamışlardır. [9] Bu durumda nasıl bir strateji uygulamamız gerekiyor:

  • Öncelikle İslam düşmanlarının bu stratejisine karşılık hedef olan Müslüman ülkelerin bir araya gelmesi ve yakınlaşması gerekir. Hiç değilse İslam ülkelerinin asgari müştereklerde birleşmesi ve bütünleşmesi gerekir. Türkiye bu yolda öncülük yapamaz mı?
  • Türkiye’de ABD karşıtı ittifak ilişkileri Amerika’nın soluğunu kesecek boyutlara vardırılmalıdır.
  • Türkiye’ye ve İslam dünyasına karşı Haçlı Savaşını yöneten ve PKK’yı bunun için kullanan ittifak merkezleri Türkiye topraklarından derhal çıkarılmalıdır. [10]
  • Türkiye’de ABD’nin hakim olduğu sistem, elbette böyle uygulamalara izin vermemeğe çalışacaktır. Bu durumda ayakta kalabilmemiz için sisteme karşı sistemli olarak savaşılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, düşman öncelikle kullanabileceği siyasi iradeleri harekete geçirecektir. Buna karşı Milli iradeyi temsil eden güçler, aralarındaki ayrılıkları bir kenara itip siyasi alanda bir araya gelmelidirler ve ittifak kurmalıdırlar. Türkiye’de devletin varlığına ve bütünlüğüne sahip çıkmağa yönelik birliktelikler oluşturmalıdırlar.

 

SONUÇ

Türkiye’de bu tedbirler alındığı takdirde Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de vaat ettiği yardımına da layık olur.

Bilindiği gibi, son Osmanlı Sultanlarından 2. Abdülhamit Han 33 sene padişahlık yapmış, devletin en zayıf döneminde düşmanlarına karşı, bilhassa Batı’ya karşı askeri ve orduyu kullanmadan strateji savaşı ile düşmana üstünlük sağlamıştır.

Savaşı belirleyen stratejidir. Eğer stratejik açıdan savaşı kazanırsanız, düşmanı tüm alanlarda yenebilirsiniz. Stratejik yönden düşmanı yenemezseniz, her alanda kaybedersiniz.

Türkiye’nin PKK belasından kurtulmasının en kısa ve akıllıca yolu, bu örgütün ardındaki asıl düşmana karşı sözünü ettiğimiz strateji savaşını kazanmaktan geçer.

Sevgiler, saygılar…

herden1950@hotmail.com



[3] İHA, Kudüs, Batı Şeria ve Gazze'deki gösterilerde 92 Filistinli yaralandı, 09 Aralık 2017

[6] PKK, Karadeniz bölgesinde dağlarda eylem yaparken görüldü. (4 Ağustos 2015 tarihli gazeteler)

[8] Bartın'ın Amasra ilçesindeki Fatih Camisi'nde, Osmanlı Padişahı Fatih’in kenti fethetmesinin ardından başlayan "Kılıçlı hutbe" geleneği asırlardır yaşatılıyor. Acaba Fatih’in İstanbul’u fethetmesinden  sonra da aynı adet hangi camide yapılıyor.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 13.12.2017 - 12:41 -1,094-
Bu sayfayı paylaşın :