+A A -A

Memleket Benden de Hasta

-A A +A

                Mustafa Sağ Konyalıdır. Esprili konuşmayı sever. Yanlış hatırlamıyorsam, bir yakını vasıtasıyla Fransa’ya gidip gelmişti. Bazı adamlar, herhangi bir Avrupa ülkesine gidip geldikten sonra “Ben Avrupa’dayken” diye konuşmaya başlarlar ya, işte Mustafa Sağ da bu konuşmaları taklit ederek “Ben Avrupa’dayken” diye konuşmaya başlayınca, kendisini dinleyenlerin gülmekten adeta karınları ağrırdı.

                Mustafa Sağ zayıf bedenlidir. Bir keresinde abdest alma hazırlığı yaparken, iki üç arkadaşla konuşuyordu. Çorabını çıkardı, pantolonun paçasını büktü yukarı kaldırdı, altından eşofmanı çıktı, onu büktü kaldırdı altından pijaması çıktı. Bu sırada arkadaşlar hayretlerini ifade ettiler: Ağabey sen hep mi esvap kabasısın? Sana görüntü veren meğer şu giydiklerinmiş, bunları çıkarınca bir deri bir kemik kalıyorsun!

                Köyümüz Termezli’nin kızları, düğünlerde, komşu köy Şahmuratlı (Şarmatlı)’nın kızlarına bir oyun olan “loli” türküsüyle dokundurma yaparlardı. Esvap kabası sözü bana o zaman o günleri hatırlatmıştı. Yöremizde esvabı ifade ederken, yerel şiveyle “asbab” denir. Türkünün bir dörtlüğü şöyledir:

                Öğretmenin odası, loli

                Gümbürdüyor sobası, loli

                Şarmatlının kızları, loli

                Hep mi asbab kabası, loli.

                Sanki öyle bir şey. Mustafa Ağabey de “asbab kabası” bir adam. İşte bu Mustafa Ağabey, nakledenlerin anlattığına göre Ankara’da bulunduğu sıralarda hastalanmıştı. Kış günleri olmalıydı. Zaten zayıf bir adam, hastalık sebebiyle daha da zayıflamıştı. Öksürük, ateş, ter derken, Ağabey iyiden iyiye erimiş, elde nerdeyse birkaç kemik kalacak. Biraz deri, biraz kemik, biraz can, işte Mustafa Sağ.

                Etrafındaki genç arkadaşlar onun bu haline çok üzülüyor, iyileşmesi için ellerinden gelen çabayı gösteriyorlarmış. Bir gün ağrıları iyiden iyiye artmış, yorganın altında kaybolmuş vaziyette ıstırapla inliyor. Gerçekten üzüntü verici bir durum. Ne yapılsa ne edilse de Mustafa Ağabey sağlığına kavuşsa, ayağa kalksa. Etrafındakiler üzüntülü ve meraklı bekleşirken, o, yorganın altından hafifçe doğrulmuş, arkadaşlar dedikten sonra güçlükle, “Memleket benden de hasta” demiş ve yatmış.

                Mücadele Birliği mensuplarının işte böyle halleri vardır. Her daim davayı ve memleketi düşünür, her daim arkadaşlarını eğitmeyi düşünür ve her daim etrafındaki insanları bunlardan haberdar etmeye çalışırlardı. Mustafa Sağ’ınki ise doğrudan doğruya etrafındaki gençleri bir eğitim tarzı oluyordu. Bir kitapla anlatılacakları bir cümleyle anlatıvermişti.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 08.05.2018 - 15:43 -685-
Bu sayfayı paylaşın :