+A A -A

"Memlekette Erkek mi Kaldı?"

-A A +A

Meşhur hikâyedir. Yunanlılar İzmir’i işgal etmiş, Anadolu içlerine ilerliyorlar. Memleket kan ve ateş içinde. Mal mülk, ırz, namus, mukaddesat ayaklar altında. Eli silah tutabilenler düşmana karşı çarpışıyorlar. Kuva-i Milliye güçleri vatan savunmasında.

Demirci Mehmet Efe ise etrafına topladığı kızanlarıyla eşkıyalık yapıyor. Sahipsiz, savunmasız köy ve kasabalarda yağma ve gasp yapıyor.

Bir köy çeşmesinden geçerken çeşme başında çamaşır yıkayan kadınlar, erkek grubunun geldiğini görünce Anadolu terbiyesine göre ayağa kalkarak saygı gösteriyorlar. Bir kadın istifini bozmuyor ve hiç ayağa kalkmıyor. Demirci Mehmet Efe’nin bunu fark ettiğini gören bir kızanı, kadının yanına giderek:

-Bre kadın! Niçin ayağa kalkmazsın?

Kadın:

-Niye ayağa kalkacakmışım?

-Görmüyor musun, erkekler geçiyor, deyince kadın:

“-Memlekette erkek mi kaldı ki? Erkekler hep cephede düşmanla savaşıyor. Git Efe’ye söyle! Bizim önünde ayağa kalkacak erkeğimiz kalmadı!”

 Denilir ki kızan, dönüp Demirci Mehmet Efe’ye durumu anlatınca Mehmet Efe bu sözler üzerine eşkıyalığı bırakıp Kuva-i Milliye’ye katılmış ve vatan savunmasındaki yerini almıştır.

GÜNÜMÜZÜN EFELERİ

Ülkemizin, tarihin en büyük felaketiyle karşı karşıya olduğu gün gibi aşikârdır. Etrafımıza nükleer silahlara varıncaya kadar silah yığınağı yapılıyor. Savunmamız için girişilen teşebbüslere karşı tehditler savruluyor, aba altından sopa gösteriliyor. Maazallah ülkenin bir cehennem yerine dönmesi ihtimali, yürekleri ağza getiriyor.

Bu noktaya gelinmesi bizim kusurumuz değildir. Vahşi canavarlar gibi bir asırdan beri insanlığı paralayan, parçalayan, ülkeleri kan ve ateş girdabına atanlar, rahmetli Mehmet Akif ‘in deyimiyle “tek dişi kalmış canavar” rolündeki Batı Medeniyet(siz)i. Amerika’sıyla, Avrupa’sıyla dünyayı yemeye çalışan canavarlardır bunun müsebbipleri.

Sanki bütün bu felaketleri hazırlayanlar yöneticilerimizmiş gibi durmadan yönetimi suçlayan medya, sosyal medya ve haset siyasetçilerinin eşkıyalığı bırakıp çeşme başını hatırlamalarının zamanı gelmedi mi?

Canını dişine takarak, kellelerini koltuklarına, kefenlerini ellerine alarak yola çıkan idarecilere köstek değil, destek olma zamanı gelmeyecek mi?

Hele şu yangını bir söndürelim, tehlikeyi atlatalım; hele şu dereyi bir geçelim, ondan sonra müminin birbirini yıkayan iki eli gibi eleştirimizi yaparak eksiklerimizi tamamlar, ülkemizin huzur ve refah içinde büyümesini sağlarız, inşallah!

Gün, Demirci Mehmet Efe gibi istikameti doğrultma günüdür.

DÜŞMAN DA BUNU YAPIYOR

Atatürk’ü ve Cumhurbaşkanımızı hedef tahtasına koyanların eleştiri ve kötüleme propagandalarını aynen tekrarlayan muhalefet ve muhalif hasetçiler, kendi yaptıklarının, düşmanlarımızın da yaptığını görmüyorlar mı?

Sizin eleştirdiğiniz noksanlıklar ve yanlışlıklar, karşı karşıya olduğumuz felaket ihtimali yanında ihmal edilecek kadar küçüktür.

İç, dış terör örgütleri ve mütegallibeye karşı idarecilerimizin elini zayıflatma günü değil, güçlendirme günüdür. Vatanseverlik bunu gerektirir.

İnsaf ve vicdan sahiplerine havale olunur.

Allah, encamımızı hayreylesin!

Kategori: 

2 Yorum var.

Mustafa bey, çok güzel bir yazı. bu tarz yazılar okunmayı kolaylaştırıyor. Önce küçük ama çarpıcı bir hikaye ile başlayan yazı tarzı güzel. devamı dileğiyle..

İlginize teşekkür ederim. İltifatınız marifetimizi artırsın inşaallah.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 18.11.2017 - 14:50 -2,932-
Bu sayfayı paylaşın :