+A A -A

Oruç gerçek aşka hicrettir

-A A +A

Ruhumuz ki, Kur’an dilinde bunu adı “nefis”tir, ete kemiğe bürünmüştü, ezelde Sevgili Yaratan ile yaptığı sözleşme dünyaya ve maddeye olan alaka yüzünden unutulmuştur, asıl hedefi Allah olan sevgi (aşk ve muhabbet) fâni güzelliklere yönelmiş, hedefini şaşırmış ve büyük ölçüde zayi olmuştur.

“Zararın neresinden dönülse kârdır” hikmeti gereği insan şöyle bir durup düşünmek, bu cihana niçin geldiğini hatırlamak, varoluş sebebinin neresinde olduğunu tespit edip kıbleye yönelmek durumundadır. Kıbleye yönelmek, diğer yönlerden yüz çevirmekle olur; diğer yönlerden maksadımız ise aşkı ve muhabbeti gaspeden Allah’tan başka her şeydir.

Ezeli sözleşmeyi unutan, üflenen ilahî ruhun etkisine perdeleri kapatan nefis elbette Allah’tan başkasını sevecek, onlara bağlanacak, fâniyi bâkiye (geçici olanı kalıcı olana) tercih edecektir ve insanların çoğunda durum bundan ibarettir.

Kıbleye dönmek için güçlü bir çağrıya ve yönlendiriciye ihtiyaç vardır; işte bu çağrı ezandır/namazdır, yönlendiricilerin başında da oruç ibadeti vardır. Oruç, nefsin hoşlandığı (sevdiği),mutluluğu onlarda bulduğu dünya güzellikleri ve zevklerinden isteyerek ve bilinçli olarak belli bir süre de olsa vazgeçmektir.

Niçin?

Allah için!

Allah için başka sevgilerden, bağlardan, alışkanlıklardan yüz çevirmek kıbleyi bulma temrinleridir; bu temrinler hedefine ulaştığında aşk ve muhabbet de hedefini bulacak, hicret gerçekleşecek, fani fani kadar, baki de baki kadar sevilecektir.

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 16.05.2018 - 14:49 -109-
Bu sayfayı paylaşın :