+A A -A

Riskler ve Fırsatlar

-A A +A

                ÜLKELERİN hayatında oluşan riskler her daim yeni fırsatları gebe bırakırken fırsatlar da yeni riskleri bünyesinde taşımaya bittabi devam edecektir.

                SİYASET ise bu yeni fırsatları iyi değerlendirip gerekli atılımları mümkün olan ölçülerde yapma ve riskleri de çok iyi ön görüp hesap ederek gerekli tedbirleri alma ilim ve sanatı olarak tarif edilir.

                TÜRKİYE

                2018 yılının ilkbaharını yaşarken ve 2019 yılının en kritik dönemine hazırlanırken İÇ ve DIŞ politikadaki önceliklerini masaya yatırıp yeni FIRSATLARI ve muhtemel RİSKLERİ yeniden gözden geçirmenin hayati bir SORUMLULUK olduğunun kanaatini taşımaktayız.

                Evveliyatla İÇ politikada

Yöneten ve yönetime katılanların topyekûn olarak daha bir barışa huzura birlik ve dirliğe olan ihtiyacı kaçınılmaz bir çıplaklık olarak içimizde ve karşımızda durmaktadır.

Bu çıplak gerçeklik ÜLKEMİZİN siyasi iktisadi içtimai ve güvenlik alanlarının tümünü kapsamaktadır. Bu çıplak gerçeklik ÜLKEMİZİN siyaseti iktisadı içtimaiyatı ve güvenliği için yep yeni bir bakış açısı ile yeni bir DİL ve USLÜBÜ gerekli kılmaktadır.

Bu yeni YAKLAŞIM

SİYASETİ daha müsamahakâr daha çoğulcu daha uzlaşmacı hale yönlendirirken İKTİSADİ hayatı daha üretken daha tasarrufçu hale getirecek İÇTİMAİ hayatı saygı ve kardeşlik ekseninde daha bir barışçı hale getireceği de aşikar olacaktır.

Burada altını kalın çizgilerle çizilmesi gereken OLAY

Bir taraftan 15 Temmuz kalkışması ile KİMYASI bozulan DEVLETİMİZİN yeniden YAPILANDIRILMASI gayretleri yapılırken diğer taraftan yeni YÖNETİM sistemine geçişin UYUM yasalarının hem kamu oyunda hem de MECLİSTE gerekli hazırlıkları yapılıp gerekli tartışmalar yaşanırken toplumu AYDINLATMAK adına mutlaka dikkate değer değerlerin ve İLKELERİN altını çizmekte biz SİVİL toplum örgütlerinin üzerine düşen bir vazife olduğu inancındayız.

Yeni DÖNEMİN

Uyum yasaları söz konusu olduğunda SEÇİM yasası siyasi PARTİLER yasası ve MECLİS iç tüzüğü gibi temel HUKUK metinlerinin siyasi hayatımıza girmesinin arifesinde iken İNHİSARCI ve GÜNÜBİRLİK davranmadan ülkemizin yüz yıllık SİYASİ geçmişini ve geleceğini de dikkate alarak objektif hukuk metinleri olmasına gerekli hassasiyetin gösterilmesi gerektiğine olan inancımızı belirtmek istiyoruz.

İlk olarak DEVLETİN yeniden yapılandırılmasında

Başta ANAYASAL boşlukların uyumlu olarak giderilmesi DEVLETİMİZİN kurumlarının tesisi ve kadrolarının teşkili sadedinde asla AHBAP ÇAVUŞ MÜRİDANLIK al ver ilişkileri ile aşırı PARTİZANLIK reflekslerine düşülmeden

HUKUK ve LİYAKAT temelinde yerli ve milli karakterde çoğulculuk dengelerini de gözeterek kimyası bozulan DEVLETİMİZİN sağlam ve sağlıklı olarak yeniden MAYASININ çalınmasına dikkat edilmesinin de çok hayati bir sorumluluk olduğu kanaatini taşımaktayız.

Saniyen DIŞ politikada

Hem siyasi hem jeopolitik hem ekonomik ve hem de BEKA ekseninde güvenlik riskleri taşıyan KUSATILMIŞLIK pozisyonlarının hali hazırda devam etmekte olduğunu dikkate aldığımızda

Bu kuşatılmışlık ÇEMBERİNİ izole etmenin yolunu kabaca ve özetle ifade edersek

Başta MÜTEKABİLİYET ilkesi dediğimiz MİLLETİN şahsiyeti ile DEVLETİN menfaatlerinin DİPLOMASİ usulü ve üslubu ile korunup kollanması ile muvaffak olmanın yegane yolunun hem SAHADA sert ve insani gücümüzle hem de MASADA diplomasinin ortak AKIL ve zekası ile yapılması gerekenler:

1.       Yerel dinamikler ile tarihi medeni beşeri münasebetleri geliştirmek

2.       Bölgesel devletlerle rekabet duygularını da gözden ırak tutmadan siyasi iktisadi içtimai ve güvenlik ilişkileri temelinde karşılıklı olarak kalıcı ittifaklara dönüştürecek sağlıklı ilişkiler zemininde gerekli anlaşmaları yapmak

3.       Küresel ölçekte oyun kurup at oynatan güçlerle de gerekli zeminlerde gerektiği kadarıyla UZLAŞMALAR sağlanarak RİSKLERİ fırsatlara mümkün olduğunca çevirmenin kaçınılmaz diplomatik eksenler olduğu kanaatindeyiz.

ÜLKEMİZ son çeyrek asırdır

Bölgesinde OYUN kurucu politikalar ortaya koymaya çalışan BEŞERİ güç ve kapasitesi ile tarihi ve medeni eksende yumuşak gücü çok etkili olan ancak BÖLGESEL bir güç olduğunun da farkında olarak daha bir TEDBİRLİ olmak güç ve kaynaklarını daha bir iktisatlı uzun ömürlü kullanmak zorunda olduğu da bir gerçekliktir.

Bu gerçeklik

ÜLKEMİZİN hem öngörülebilen ve de sürdürülebilir RİSKLER almaya ve hem de gerekli fırsatları değerlendirmek üzere gerekli atılımları yapmak için gerekli mümkün tedbirleri almaktan da imtina etmeyeceği gerçeği ile siyasi iktisadi beşeri askeri ve de DİPLOMATİK bir SAVAŞI sürdürmesi bir BEKA davası olarak anlaşılmalıdır.

Bizler Müslüman TÜRK milleti olarak giriştiğimiz her cephe savaşında askeri ZAFERLER kazanmış iken

Üzülerek belirtmemiz gerekiyor ki DİPLOMASİ sahasında yerel bölgesel ve de küresel ölçekle yeterli sağlıklı ilişkiler geliştiremediğimiz ve gerekli ittifakları ve zorunlu uzlaşmaları sağlayamadığımızdan döktüğümüz ŞEHİT kanlarının bedelinin karşılığını tam anlamı ile alamadığımız da tarihi bir tecrübe olarak arkamızda durmaktadır.

Böylesi bir tarihi tecrübe MİRASCILARI olarak yönetenlerin ve millet olarak yönetime katılanların ve de SİVİL toplum örgütleri olarak BİZLERİN

Daha bir dikkatli daha bir müdebbir daha bir aydınlatıcı daha bir birlik ve dirlik içinde olmanın DİL USLÜP ve TEDBİRİ olarak UZLAŞI ve MÜSAMAHA zaruretini RİSKLER ve FIRSATLAR sadedinde vurgulamak istedik.

ALLAH tan

SİYASET erbabına basiret ve feraset açıklığı necip MİLLETİMİZE birlik ve dirlik gücü diliyor dualı MEHMETCİĞİMİZİ ve ORDUMUZU da mansur ve muzaffer eylesin dua ve niyazında bulunuyoruz.

Vesselam

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 10.03.2018 - 12:47 -1,440-
Bu sayfayı paylaşın :