+A A -A

Ruh dolu bir eğitimin üç kaynağı: Aile, şehir ve idealist eğitimciler

-A A +A

O yüzden kalıcı, köklü ama somut çözümler üzerinde kafa yorabilirsek, eğitim meselesinde bir mesafe katedebiliriz.

Bu yazıda, orta ve uzun vadede (10-25 yıl gibi bir süreyi eksene alarak) eğitimde atılması gereken köklü, kalıcı ve somut adımlara ilişkin bazı önerilerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

BİR TOPLUMUN ALTINI OYMAK MI İSTİYORSUNUZ: EĞİTİMİNİ BİTİRİN, ZİHNEN KÖLELEŞTİRİN!

Bir toplumun, dolayısıyla bir ülkenin altını mı oymak istiyorsunuz?

Sekülerleştirin, celladına âşık edin... Böylelikle toplum, dünyevî olanın, geçici olanın, ayartıcı olanın, yabancı olanın kölesi hâline gelsin; ulvî olanın, uhrevî olanın, kalıcı olanın, kendine ait olanın hiç bir değeri ve anlamı kalmasın.

Sonuçta, toplumun ruh kökleri kurusun, ülke zihnen teslim alınsın, kale içerden fethedilsin.

Çıkarperest, konformist, oportünist insan müsveddeleri istila eder böyle bir toplumu.

Oysa bu, ülkenin temeline toplumun mezarının kazılmasını sağlayan dinamitlerin döşenmesi demektir!

Böyle bir ülkede işlerin iyi gitmesini, eğitimde mesafe katedilmesini beklemeyin boşuna.

Burada olacak ve bir asırdır da olan şudur: Varlıklı, imtiyazlı kesimlerin çocuklarının pahalı, özel okullarda, çok iyi eğitim almaları, sonra da topluma, ülkeye, ülkenin ruh köklerine yabancılaşan, aidiyet bilincini yitiren, kültürel bağlarını kolayca koparabilen ülkesiz, ilkesiz, ruhsuz nevzuhur, kimliksiz, şizofren tiplerin toplumun ve ülkenin başına belâ olması: Püsküllü belâ hem de!

Bir asırdır olan bu.

Ve bu da, bu toplumun başına gelebilecek en büyük felâkettir!

AİLELERİN KARİYER VE PARA, BAŞARI VE STATÜ PUTLARI!

Bakın olan, nasıl oluyor, nasıl vukû buluyor, somut olarak anlatayım size...

Aileler, mesuliyetlerini hakkıyla yerine getirebiliyorlar mı?

İlk bakışta, bu soruya, “evet” cevabı verebilecek durumda gibiyiz.

Ama “gibiyiz” sadece.

“Gibiyiz”, diyorum, özellikle anneler, çocuklarının eğitimleri üzerinde titriyor gibiler...

Ama hangi amaçlarla, hangi sâiklerle çocuklarının eğitimleri üzerinde titriyorlar aileler, acaba?

“Çocuğum, iyi bir kariyer sahibi olsun, iyi para kazansın, başarılı olsun, toplumda saygın bir statüye kavuşsun” diyorlar sadece.

Dikkat buyurulsun lütfen: Bütün ailelerin derdi, kariyer ve para, başarı ve statü!

Ne var bunda demeyeceğinizi ummak istiyorum.

Bence felâket bu.

Felâket burada gizli.

Kimse, benim çocuğum iyi bir insan olsun, güzel bir müslüman olsun, güzel bir ahlâka, güzel bir karaktere ve güzel arkadaşlara sahip olsun, demiyor.

Neredeyse, kimsenin böyle bir derdi yok.

Bu seküler, konformist ve oportünist bir kafa.

Devamı için tıklayınız...

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 13.07.2018 - 15:40 -132-
Bu sayfayı paylaşın :