+A A -A

Tercih mi Ahlaksızlık mı?

-A A +A

              İnsanlık tarihi ahlaksız toplumların yaşadığı felaketlerle doludur. Tarihin çöplüğüne atılmış devlet ve millet sahnelerini bize aktaran, anlatan kitaplar vardır. Yüce Kitabımız da Allah (cc) bu milletlerin örnek hikâyelerini bize haber vermektedir.  

              Ahlaki değerleri yitirmiş , insanlık vasfını kaybetmiş, bu kavimlerin başlarına musallat edilen felaketlerle tarihe gömüldüklerini okuyor,  ibretlik hikayelerini dilden dile anlatıyoruz. Hepsinin altında yatan bir aşırılık- ahlaksızlık vardır. Kültürde, medeniyette ve insanlık da  örnek olmuş milletlerin ise çağlar'a hükmettiklerine tanıklık ediyoruz.   

             Medeniyetin beşiği olarak gördüğümüz Avrupa bugün işte bu tür ahlaksızlıkla anılmaya- aşırılıkla öne çıkmaya başladı.  Her türlü ahlaksızlığın, fuhşun ve uyuşturucu bağımlılığının zirve yaptığı Avrupa ülkeleri gelişmenin, teknolojinin yanı sıra ahlaksızlıkta da tavan yapıyor. Fuhşun ve kadın ticaretinin sokaklara indiği Avrupa ülkeleri bu tür ahlaksızlıkla artık baş edemiyor, polisiye tedbirlerle ahlaksızlığı önleyemiyor.    

             En son rezaleti ben yeni duydum. Ahlaksız ve edepsiz zevatların nümayişlerini- gösterilerini ve yürüyüşlerini duyuyor izliyorduk;  ama bunu duymamıştım. Benim gibi duymayanlarınız vardır belki?

             Konu şu: Almanya Parlamentosu  “Eşcinsellik Yasası'nı”  kabul etmiş artık erkek erkekle, kadın Kadınla  resmen evlilik yapabilecek aynı evde karı koca hayatı yaşayabilecekmiş!.. Yanı: eşcinseller kazanmış, Almanya bu rezalete evet demiş! Hem de parlamentosunda...   

            Ne var bunda canım diyenleriniz olabilir!  Ama bakın medeni dediğimiz bu ülkelerde ahlaksızlık, terbiyesizlik tavan yapmış;  Almanya da resmileşmiş diyorum!.. Kur'an ın söz ettiği Ad ve Lut Kavmi neden helak edilmişti? Fiili livata denilen bu hayvanlaşmış  eşcinsellerin yüzünden değil midir?. Yani azgınlaşan ve ahlaksızlaşan kavimlerin başına taş yağmış; Mevla bu tür azgın kavimleri yerin dibine batırmıştır.

             Halen Almanya'yı yücelten, gözünde büyüten, öven varsa kendi Kültür'ünü,  insanlığını bir sorguya çeksin deriz.  Sanal âlemde bu türden bir iki tanıştığım oldu. Onlardan biri doktordu: Açık açık ifade etmedi ama imasından anladım, öfkelendiğimi anlayınca : " Ne var yani: bu bir cinsel tercih meselesi! " demişti. Sapıklığını anlayınca sayfamdan silip attım.

             Bir başkası da zoraki bu tuzağa düşürüldüğünü anlatmıştı; “Tedavi ol, bu rezaletten Kurtul!” önerisinde bulundum. Ih, mıh edince onunla da diyalogumu da kestim. Çünkü sapkınlıkla devam edene göz yummak - hoş görmek de ahlaksızlığı benimsemek demek olurdu   

             Kısa bir dönemde olsa yurt dışı seyahatimiz oldu. Buna yıllar oldu. O zamanlar da gördük ki;  Avrupa azgınlıkta ve ahlaksızlıkta sınır tanımıyor. Halen AVRUPA'YI kendine örnek alanlar varsa acırım vallahi insani duygularına!.. Ahlaksızlığın medeniyeti olmaz, Ahlaksız toplumların geleceği de olmaz. Kimse kendini aldatmasın bu ihtişamlar, bu saraylar, bu medeniyetler yerin dibine batacak yok olup gidecektir  asla şüpheniz olmasın.   

           Toplumlar teknolojinin yanı sıra ahlak ve medeniyetleri ile de yükselmelidirler. Ahlaksız toplumlar uzun süre ayakta kalamazlar, kalamamışlardır. Biz değil tarihi gerçekler bunu haykırıyor. Bu nedenle ahlaksızlıkla, fuhuşla, madde bağımlılığı ile mücadele etmek insani ve milli bir görevdir, zaten yüce dinimiz de bu Sorumluluğu hepimizin omuzlarına yüklemektedir. “Zulüm İle abat olanın akıbeti berbat olur! “  Zulümle, zalimlikle, ahlaksızlıkla, adaletsizlikle mücadele etmek farzdır; dini bir vecibenin yanı sıra insani bir görevdir. Yoksa rezaletin, ahlaksızlığın içinde toptan yok olur gideriz..

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 23.11.2017 - 16:55 -587-
Bu sayfayı paylaşın :