Töton Eğlenceleri

-A A +A

Her toplum kendisi gibi olduğu takdirde bağımsız ve mutludur. Bir başka toplumun uydusu haline gelmişse özgür, bağımsız ve mutlu olamaz.

Başka toplumlara özenmek, onların yaşantısını benimsemek, bir toplumu diğer toplumların uydusu (sömürgesi) haline getirir. Başka bir toplumun değerlerini taklit etmek, insanı kendisine yabancılaştırır ve varlık nedeni olan değerlerini yıkar.

Aziz milletimizin temel değerleri din, dil, kültür ve tarih şehitliği haline getirdiği vatanıdır. Yılbaşı etkinlikleri nedeniyle bu değerlerin yıprandığı ve yıpratıldığı yadsınamaz bir gerçektir.

Takvimin insanın hayatındaki önemi

Takvim insan buluşudur. En gelişmişini sadece bir takvim olarak kullanmak, çağımızın şartlarında gerekli görülebilir. Ancak takvim nedeniyle başka milletlerin değerleri taklit edilirse faydadan çok zarar getirir.

Miladî yılbaşının, beraberinde getirdiği toplumsal yozlaşmalar, dramatik bir şekilde toplumun ruh damarlarını katlediyor.

Yılbaşı eğlenceleri nedeniyle lüks tüketim ve israf; akla ve sağlığa zararlı olan içki, kumar ve sefahat toplumun kanına zerk edilen zehirden başka bir şey değildir. Millî ve dinî değerleri yıkan tufandır.

Noel Baba kültünün, çocukların bilinçaltına yerleştirdiği Hıristiyanlık sempatisinin zamanla bilinç üstüne çıkararak nesilleri Hıristiyan’ca bir yaşantıya özendirmeyeceğini kim garanti edebilir?

Ölüm ötesi gerçekle olan ilgisini bir yana bıraksak bile bu olay, milletin ve ümmetin varlık, yükseliş, gelişme ve mutluluk enerjisi olan İslam’ı terk etmek suretiyle toplumsal ölüm fermanımızı kendi elimizle imzalamak demektir.

Bu izahlardan, dünyadan soyutlanmayı düşündüğümüz zannedilmesin. Aksine ticarî, siyasî, insanî ilişkileri iyileştirerek toplumları birbirlerinin yaşamlarına katkı yapar hale getirmek Müslüman’ın sarsılmaz amacıdır.

Safımızı Yahut Kimliğimizi Belirleyelim

Müslüman’ın Fatiha’da buyrulduğu gibi;

“Bizi doğru yola sevk et, kendilerine nimet verip razı olduklarının yoluna;

Kendilerine öfkelendiğin ve ne yaptıklarını bilmeyen şaşkın ve sapkınların yoluna değil” derken safını, günde kırk kez belirlediğinin farkında olmalıdır.

Peygamberimizin;

‘’Kim bir kavme benzemek isterse o onlardan olur’’ müthiş ikazını nasıl göz ardı edebiliriz?

 

Yılbaşı Kutlamaları

Yerin göğün yaratıldığı günden beri ayların sayısının 12 olduğunu, ay ve güneşin hareketlerinin hesapla olduğunu, senelerin ve her türlü zamanın hesabını yapmanın bu şaşmaz ilahî yasalara bakarak yapılabildiğini izahtan varestedir.

Miladî yılbaşı ve ona tesadüf eden olaylara kısaca bir göz atalım.

Noel kültünde efsanevî bir Hıristiyan azizinin, darda kalanlara yardım ettiği ve çocuklara gece hediye bıraktığı inancı vardır.

Hıristiyan ebeveynler, çocuklarına aldıkları sürpriz hediyelerle bu gizemli Noel Baba kimliğini birleştirir ve onlara Hıristiyanlığı sevdirmek isterler. Buna inananlara ne diyebiliriz ki?

Bizim endişemiz, Müslüman’ın çocuğuna bu batıl kültür ve inancı aşılamadır.

İnanışa göre Noel Baba sadece darda kalanlara değil; evlenemeyenlere, yolda kalmışlara ve hatta hırsızlara bile yardım eden görünmez bir kişiliktir.

Hz. İsa (a.s.)’ın Doğumu

Hz. İsa’nın doğumu konusunda Hıristiyanlar arasında görüş ve tarih birliği yoktur.

Elbette Hz. İsa gibi mucizevî bir peygamberin doğumu, tarihin en büyük kırılma noktalarından biridir. Ve o, en son Peygamberin müjdecisi olduğundan, doğumu asla küçümsenemez. Onun doğumu, bize insanlığa verdiği müjdeler vesilesiyle ona dua etmek ve sevgiyle anmayı gerektirir.

Müslümanların bu gün dünyanın kullandığı bir takvimi kullanmaları onlar için sadece yeni bir yılın başlamasından başka bir şey değildir. Geçmiş yılın muhasebe yılı.

Noel Eğlenceleri ve Tötonlar

Noel eğlenceleri paganizmin gönümüzdeki makyajlanmış ahlâk katleden sefahat ve curcunasından başka bir şey değildir. Köken olarak Kuzey Avrupa ilkel kavimleri olan Tötonların dinsel eğlencelerinden ibarettir.

Tötonlar’ın ataları, orman tanrılarına inanıyorlardı. İskandinav yarımadasında çetin geçen kışların, Tanrıların öfkesinden ileri geldiğine inanıyorlardı. Hindi keserek, çam ağaçlarını süsleyerek, yiyip içip eğlenerek tanrıları memnun edeceklerine ve böylece kışın haşinliğini yumuşatabileceklerine inanıyorlardı.

Avrupa kavimleri arasında oldukça yaygın olan bu gelenek, Hıristiyanlık dönemine gelince terk edilmeyip Hz. İsa’nın doğumu olayına monte edilmiş, Hıristiyanlık dönemi efsanesi olan Noel ile de birleştirilmek suretiyle değişim ve dönüşümü sağlanmıştır.

Uhrevî bir motif ihtiva etmeyen paganizm karışımı, kültürdür yılbaşı veya Noel eğlenceleri.

Müslüman’ın bununla ne ilgisi olabilir?

Umuyorum ve diliyorum ki bu bilinç giderek yükselecek; ahlak çürüten bu putperest eğlence salatasından büyük ölçüde kurtulacaktır.

Kategori: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 30.12.2017 - 00:03 -4,758-
Bu sayfayı paylaşın :