Yenilenebilir Enerji: Türkiye

-A A +A

Ali Gülseren
Atılım Üniversitesi 
​Uluslararası İlişkiler Yüksek Lisans

Yenilenebilir Enerji, sürekli devam eden doğal süreçlerdeki var olan enerji akışından elde edilen enerjidir. Bu kaynaklar; güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, jeotermal enerji, hidrolik enerjisi ve biyokütle enerjisi olarak sıralanabilir.

Türkiye yenilenebilir enerji potansiyeli bakımından oldukça iyi bir coğrafyadır. Türkiye’de 2009 yılından sonra yenilenebilir enerji konusunda önemli gelişmeler yaşanmıştır. Türkiye’nin yenilenebilir enerji üretimindeki toplam kurulu güç kapasitesi 2009 yılında 15,5 GW iken 2015 yılı itibariyle bu rakam 31,7 GW seviyelerine getirilmiştir. 2016 yılı itibariyle Türkiye’nin yenilenebilir enerji toplam kurulu gücü 34,2 GW’dir. Türkiye’de yenilenebilir enerji alanında yapılan yatırımlar bir önceki yıla oranla %46 oranında artarak 2015 yılında 1,9 milyar dolara yükselmiş ve 2015 yılı itibariyle Türkiye’nin toplam enerji kaynaklarının yaklaşık %32’sini yenilenebilir kaynaklar oluşturmaktadır.

HİDROLİK ENERJİ

Hidrolik enerji, suyun akış veya düşüş hızı neticesinde güç kazanması ve bu gücün elektrik enerjisine dönüştürülmesiyle elde edilen bir enerji çeşididir. Ayrıca hidrolik enerji temiz ve düşük maliyetli bir yenilenebilir enerji kaynağı olması nedeniyle sera gazı salınımı ve fosil yakıtlara olan bağımlılığı azaltıcı etkiye sahip.

Türkiye hidrolik enerji bakımından oldukça yüksek bir potansiyele sahiptir. Bu durumu enerji üretim aşamasında avantaja çeviren Türkiye’de yenilenebilir enerji kaynakları arasında en büyük pay hidrolik enerji kaynaklarına ait. Hammadde olarak su enerjisinden faydalanan hidroelektrik sistemler diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına göre daha az maliyetlidir.

GÜNEŞ ENERJİSİ

Türkiye coğrafi konumundan dolayı güneş enerjisi bakımdan oldukça yüksek bir potansiyele sahiptir. Türkiye’nin güneşlenme süreleri sene içerisinde değişiklik gösterse de yıllık olarak yaklaşık 2 bin 738 saattir. Ortalama olarak günlük 7,5 saat güneşlenme süresine sahip olan Türkiye’nin Almanya’dan %60 daha fazla güneş ışınlarından yararlanma olanağı vardır. Ancak 2015 yılı kurulu güç kapasite artışı bakımından Almanya’nın binde 6’sı kadar bir ilerleme kaydedilmiştir. 

Türkiye’de diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına kıyasla güneş, en fazla potansiyele sahip olan enerji kaynağıdır. Türkiye’de güneş enerjisi potansiyeli bakımından Güneydoğu Anadolu Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi ilk sıralarda yer almaktadır.

Ulusal Yenilenebilir Enerji Eylem Planı çerçevesinde 2023 yılı için ısıtma ve soğutma ihtiyacının en az %15’inin yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanması amacı doğrultusunda güneş enerjisinin daha etkin, verimli, teknolojik ve yenilikçi bir biçimde kullanılması gerekmektedir. Bu bakımdan Türkiye coğrafi konumunun artılarını en iyi şekilde kullanmalı ve en kısa sürede güneş enerjisi kullanımını yaygınlaştırmalıdır.

RÜZGAR ENERJİSİ

Türkiye üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkedir. Bu sebeple rüzgar enerjisi potansiyeli bakımından Türkiye konum itibariyle oldukça önem arz ediyor. Türkiye’nin hesaplanmış olan rüzgar enerjisi potansiyeli 88 bin MW civarındadır ve bu potansiyelin ana hatları Ege, Doğu Akdeniz ve Marmara bölgelerinde bulunmaktadır.

OECD ülkelerinin geneline bakıldığında en yüksek rüzgar enerjisi potansiyeline sahip olan ülke Türkiye’dir. Teknik potansiyel bakımından Türkiye; Almanya’nın yaklaşık 7 ve İspanya’nın ise 2 katı daha fazla potansiyele sahiptir. Buradan yola çıkarak Türkiye’nin elindeki potansiyeli bütünüyle ve etkin bir şekilde kullanarak bugün Almanya’nın ürettiği rüzgar enerjisinin yaklaşık 7 katı daha fazla enerji üretebilecek kapasitesi bulunmaktadır. Ancak toplam kurulu güç kapasiteleri bakımından Türkiye bu ülkelerin çok gerisindendir.

Türkiye’nin 2006 yılında sahip olduğu 59 MW’lık rüzgar enerjisi kurulu güç kapasitesi 2016 yılı itibariyle 6 bin 81 MW seviyelerine gelmiştir. 2023 yılı için hedeflenen rüzgar enerjisi toplam kurulu güç kapasitesinin “20 bin MW” gerçekleştirilebileceği söylenebilir. İnşası devam eden 61 Rüzgar Enerji Santrali bittiğinde toplam 1.868 MW’lık bir kapasite artışının daha gerçekleşmesi hedeflenmektedir.

JEOTERMAL ENERJİ   

Yer kabuğunun çeşitli bölgelerinde toplanan sıcak su, buhar ve gazlardan elde edilen bir enerji çeşidi olan jeotermal enerji az maliyetli ve çevreci bir yenilenebilir enerji kaynağıdır. Türkiye coğrafi ve jeopolitik konumu sebebiyle bu yenilenebilir enerji kaynağının yaygın olarak bulunduğu bir bölgede yer almaktadır.

Maden Tetkik ve Arama Genel Müdürlüğünün yaptığı hesaplamalara göre Türkiye toplam 31 bin 500 MW termal ısı potansiyeline sahiptir. Bu özelliği ile Türkiye, Avrupa’da birinci ve dünyada ise yedinci sıradadır.

Jeotermal enerji kurulu gücü yıllar içerisinde önemli bir gelişim göstermiştir. 2002 yılında 17,5 MW olan kurulu güç 2016 yılı itibariyle 821 MW seviyelerine gelmiştir. Bu rakamın 2023 hedefleri doğrultusunda 1.000 MW’a ulaştırılması hedeflenmiştir.

BİYOKÜTLE ENERJİSİ

Türkiye’de günden güne artan biyokütle enerjisinin kullanımı genel anlamda ısınma ve pişirme gibi geleneksel tekniklerden oluşmaktadır.

Ülke genelinde potansiyeli yüksek olan biyokütle enerjisi diğer yenilenebilir enerji kaynaklarına nazaran kullanım açısından daha geri plandadır. 2016 yılı itibariyle Türkiye’nin biyokütle enerjisi kurulu gücü yaklaşık 467 MW seviyelerinde bulunmaktadır. Bu doğrultuda 2023 hedeflerinde 2 bin MW olarak belirlenen biyokütleye dayalı enerji üretim miktarlarına ulaşmak adına teşvik mekanizmaları yeniden ele alınmalı ve gerekli tedbirler devreye sokulmalıdır.

Sonuç olarak;

Türkiye yenilenebilir enerji anlamında potansiyeli oldukça yüksek bir ülkedir. Türkiye bulunduğu coğrafyanın avantajlarını verimli bir şekilde kullanmalıdır. Dünya enerji anlamında sonsuz kaynaklara sahip değildir. Türkiye bu konuda oldukça titiz bir şekilde ilerlemektedir.

Türkiye enerji konusunda maalesef dışa bağımlı bir ülkedir. Enerji arz eden değil, enerji talep eden bir ülkedir. Bu durum Türkiye için oldukça maliyelidir. Yenilenebilir enerji kaynaklarını verimli bir şekilde kullanmak için gerekli adımlar atıldıktan sonra bu maliyet düşecek ve ekonomi anlamında gücümüzü arttırmış olacağız.

Türkiye’nin ana hedefi enerji transferinde merkez ülke olmaktır. Bu hususta Azerbaycan ile TANAP, Rusya ile Türk Akımı anlaşmalarına imza atılmıştır. Coğrafi konumu itibariyle oldukça önem taşıyan Türkiye, hedeflerine adım adım ilerlemektedir.

________________________________________________________________________
Kaynakça:
•  Maden Tetkik ve Arama
•  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı
•  Yenilenebilir Enerji Genel Müdürlüğü
•  TEİAŞ
•  SETA

Kategori: 

Etiketler: 

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 30.08.2017 - 18:12 -293-
Bu sayfayı paylaşın :