“Zeytin dalı”

-A A +A

Sınır güvenliğini teminat altına almak için başlatılan harekatın adı; Zeytin dalı. İsim güzel.Zeytin dalı, barışın sembolüdür.Savaş ise barış görüşmeleri çıkmaza girdiği zaman başvurulan son çaredir.Yani diplomasi iflas ederse,savaş başlar.Hem askeri bir hareket yapıyoruz, hem de buna barış diyoruz. Ve bunun adına “Zeytindalı” diyoruz.Biraz tezat gibi görünse de, o öyle değildir.Bazen savaş barış için yapılır.Savaştan sonra görüşülür ve  sulh olunur.Bu bir kaidedir.

Aynısını l974’de Kıbrıs’a yapılan askeri harekatla da  yaptık.O’na da zeytin dalındaki mesajı kapsar şekilde “Kıbrıs Barış Harekatı ”dedik.Hem savaşıyoruz, hem de savaşa gitmenin adına barış diyoruz yani.Burada umulan;”.sulh görüşmeleri ile olmadı ama,savaştan sonra bari barış olsun”dur..Nitekim öyle de oldu.l974’ten sonra Kıbrıs’ta zoraki de olsa bir barış oldu.En azından oradaki Türkler,katliam  tehdidinden kurtuldular.Kuzeyde kendilerine ait  bir yerleri oldu.Sınırları ayrı bir devletleri .. Rum’un fiili baskıları dindi en azından..

Bazıları, “Latin atasözü “dese de,  biz kendi tarihimizden biliriz:İster isen sulh-u salah, hazır ol cenge diye..Söz aslında, Kanuni’nin sözüdür.Barış görüşmeleri zora girince,bir savaş olur, yeni bir düzen kurulur.Orada bir fitne varsa o da durulur.Bunun için barışı zora sokanın biraz uslanması gerekir.Bu ancak askeri harekat ile olur.

Afrin’e yaptığımız  sınır ötesi harekatın bir çok amacının olduğu bellidir.Birincisi sanır güvenliğini teminat altına almak.Oradaki fitneyi gidermek.Terör örgütünün Akdeniz’e açacağı kapıyı kapatmak.

Diğer yandan oralardan bir kaç yıldan beri can güvenliği olmadığı için Türkiye’ye gelen göçmenleri geri göndermek.Ve onlara bakma yükümlülüğümüzü hafifletmek.

Bunların hepsi birer başlık olarak yazı konusu olabilir.

Bir ülkenin güvenliği, sınırlarının hemen ötesinden başlar.Terör örgütleri, uzun bir sınır çizgisine sahip olduğumuz Suriye’den ve dağlık  bölge olan Irak sınırından kolay bir şekilde  geçerek, içeride öteden beri fitne çıkarıyor,terör eylemleri yapıyorlardı.Son zamanlarda etkin tedbirlerle vaka sayısı yurt  içinde azalmış gibi oldu.Ama bu, azalmanın terör örgütlerinin güçlerini daha ziyada Suriye’ye  kaydırma  eyleminden kaynaklandığı bellidir.Zira Suriye’deki örgüt uzantıları,orada daha etkin ve netice alıcı bir eylem içindeler.Orada,kurulan kantonlar ve serbestlik, onlara, eylem imkanı azalan Türkiye’den daha kolay bir çalışma yapma alanı açmış oldu.PKK bile gücünün büyük bir bölümünü kendi uzantısı olan PYD’ye desteğe çevirmiştir.Bizim için oradan gelecek tehlike, nerede ise içerideki tehlikeden daha acil bir durum arz etmiştir.

Suriye’de onlara verilen suni teneffüs,ileride bizi daha büyük bir felakete götürecek bir hamlenin basamağı olabilir.Orada kurulan kantonlar,PYD’yi rahat hareket ettiriyor,hatlar boyunca kurulan kantonların birleşmesi ise , daha ileri bir zamanda denize  kıyısı olan bir terör devletine vücut verebilecek hale gelecekti.

Örgüte muhalefet eden ne kadar sivil unsur varsa oralardan sürülmüş ve bu sığınmacılar Türkiye içlerine gelmiştir.Türkiye malum,sınırları açma tehdidi yapınca, Almanya dahil bütün Avrupa telaşa kapılıp,sığınmacıların Türkiye’de kalmasını, bunun için Türkiye’ye insani yardımda bulunacaklarını vaad etmişler ve 3,5 milyon sığınmacı ülkemizde kalmıştı.Batı yardımını büyük oranda aksattı ama, sığınmacılar hala Türkiye’de..

Afrin ve civarından terör unsurlarının temizlenmesi,buradaki  sığınmacıların tekrar kendi köylerine dönmelerine sebep olacağı için bu hareketin bir de böyle hedefi vardı.Bu kadar  insan ülkelerine döndüğü zaman Türkiye büyük bir yükten kurtulacaktır.

Afrin ve civarının terör unsurlarından temizlenmesi böylesine büyük bir hedefi amaçlıyordu.Yani bütün hedef geleceğe dönük idi.

Burada bizim iki yüzlü ABD politikaları ile mücadele etiğimiz açıktır.ABD bir taraftan terör unsurlarını destekler ve beslerken,bizi durdurmanın yolarını deneyecektir.Son günlerdeki hızlı diplomasi trafiği bunun içindir.

Harekat sonrasında netleştirilecek hususlar vardır.Biz şimdi,ÖSO ile yani Özgür Suriye Ordusu ile birlikte hareket ediyoruz.ÖSO muhalif bir grup.Halkına zulmeden Esat’a karşı mücadele veriyor.

Esat’ı iş başından uzaklaştırmaya gücü yetmiyor. PYD teröristlerinden arındırdığımız bölgeyi birlikte temizliyoruz.Faraza, biz oralardan çekilmiş olsak, oralara ÖSO hakim olacak.Mesela Afrin ve civarı ÖSO’nun olacak. ÖSO orada ne kadar hakimiyet sağlayabilecek?Oradaki hakimiyetin adı ne olacak?  Faraza;PYD’ye verilen kanton kurma hakkı onlara da verilecek  mi?Ve buralara yerleşen ÖSO, Esat’ı devirebilecek mi?Veya ÖSO’nun Esat’ı devirme planı hala var mı?Ele geçirdiğimiz yerler bizim sınırımız içinde sayılmayacağına göre, PYD’dan temizlenen yerlerin  durumu net olarak ne olacak?Bunlar henüz tam olarak beli değildir..

Yeni yorum ekle

Yayın Tarihi : 13.02.2018 - 17:20 -615-
Bu sayfayı paylaşın :